25 Ağustos 2013 Pazar

Şimdi Başlıyoruz | 3-0

Geçen hafta Rize maçından sonra umut cümlelerini zoraki kurmuştum. Hele ki Elazığ önünde 3-1 galibiyet alan Akhisar'ı düşündükçe bu hafta da zor galiba diye geçen haftanın sonu mutlu bitti. Adana'da, Karabük'te 20:00'de maç oynatan federasyon Ankara'nın sıcağından hissetmeden korkmuş olacak ki maç saatini 21:45 olarak duyurdu. Yani federasyon maç bittikten sonra evine gidecek araban yoksa otur Digitürk'ten seyret dedi. Buna rağmen tribünlerde büyük bir kalabalık takımlarının Ankara'daki ilk maçını izlemek için yerlerini almıştı.

Maça geçen haftaya göre 5 farklı isimle başlayan Metin Diyadin bunun meyvelerini de ilk dakikalardan itibaren almaya başladı.  Özellikle orta alanda Nizamettin-Gosso-Oktay ortaklıkları takımı hem hızlı hücuma kaldırdı hem de savunma olarak ayakta kalabildi. Pas trafiğinin bir ara tribünlerden "oley oley" sesleriyle karşılık bulduğu mücadelede özellikle Nizamettin çok iyi bir performans sergiledi. Hızlı hücumlarda takımı atağa kaldıran isim olan Nizamettin bir asistle oynarken, kullandığı serbest vuruşta topu çataldan çıkaran kaleci Oğuz'a takılıyordu.

İlk yarı Jimmy'nin sert şutundan gelen gol ve Stancu-Zec ortaklığından gelen Zec'in golüyle 2-0 bitti. İlk yarı göze çarpan en önemli durum takımın atağa kalkış şekli ve pas yüzdesiydi. Büyük bir pas yüzdesi ile oynayan takım bir kaç pozisyon haricinde gereksiz geri paslar yapmadan hep ileriye dönük oynadı. Kaleye gelen bir kaç ciddi şut da Ramazan'ın ellerinde eridi.

İkinci yarıda kaldığı yerden mücadeleye devam eden Kırmızı Kara'lar güzel futbola sadece 15 dakikalık ara verdiklerini gösterdi.  Taraftarlar memnuniyetlerini ikinci yarıda sırayla kenara gelen Oktay, Nizemettin ve Jimmy Durmaz'a alkışlarla gösteriyordu. Özellikle Jimmy, Maraton'un önünden yedek kulübesine gelene kadar "Jimmy-Jimmy" sesleriyle uğurlandı.

Gollerin kapanışını da 2 müsait pozisyonu da Oğuz'un kafasına nişanlayan Stancu yaptı. Hızlı hücum ile başlayan atakta Gosso, Stancu'ya "al da at" dedi. Stancu da bu kez affetmeyip skoru belirledi.

Maçta skordan öte umut vaat eden o kadar çok şey vardı ki skor değerini yitirdi. Savunmadan başlayarak sayarsak eğer Uğur'u saymadan geçemeyiz. TSYD kupasında yeteneği ile ilgili ip uçları veren Uğur bu maçta 90 dakika harika bir performans sergiledi. Onun bu performansı sol bekin alternatifsiz olmadığını gösterirken stoperde oynayan Tosic'in de stoperde rahatlıkla oynayabileceğini gördük. Yanındaki Ahmet de takımın eldeki stoperlerinden en tercih edilebilir isimlerinden biri olduğunu gösterdi. Serkan da zaten geçen haftaki performansını devam ettirdi. "Genç" denemez ama 92 ve 94 doğumlu iki savunmacıyla oynamak kulüp kimliğiyle birebir örtüşen mesele olduğu için ayrıca bir sevindiriciydi.

Orta sahada Gosso geçen haftanın aksine hızlı ve üretkendi. Geçen hafta ABD'ye Meksika ile oynanacak milli maça gitmesinin fiziksel yorgunluğu olduğunu varsayarsak; bu standardı tutturduğu takdirde takım güçlü bir orta saha ile mücadele edecek demektir. Nizamettin de geçen hafta varlık gösteremeyen Doğa'nın yerine oynadı. Bambaşka bir performansla karşımıza çıkan Nizamettin orta sahayı ileriye taşıyan isimdi. Oktay ise gücü ve arzusuyla başarının önde gelen isimlerindendi.

Hücum bölgesi ise takımın en sıkıntılı bölgesi olarak göze çarparken bu maçta bu hissedilmedi. Jimmy'nin hırsı ve başarılı performansı, Stancu'nun isteği, Zec'in ileri dönük oyunu hücumda hem başarılı bir takım hem de yetenekli bir takım havası estirdi. Pozisyon zenginliği bakımından zevkli bir mücadeleye dönen maçta geçen haftaki kahırdan sonra bu hafta umut rüzgarlarıyla geçecek.

Maç sonu M. Diyadin'in de dediği gibi "%100 dönüşen bir futbolla" sahada yer alan Gençlerbirliği şimdi gerçekten umut vaat ediyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder