18 Ağustos 2013 Pazar

Gol Yoksa Puan da Yok

İlk 5-6 hafta sürprizlere açık takımlar yeni oturuyor denir ama aynı zamanda çoğu takımın da bu lüksü yoktur. Metin Diyadin de maç önü röportajında bu konuya değinerek "İlk haftalar sürpriz sonuçlara da açık" şeklinde bir yorumda bulundu.

Peki bu maç için sürpriz sonuç ne olurdu? Ligin yeni çıkan takımının orta sıraların gediklisi Gençlerbirliği'ni yenmesi mi, kritik noktalarda yaptığı yeni transferlerle uyum sorununu aşmaya çalışan Gençlerbirliği'nin yenmesi mi?


Kulusic-Sedat ikilisiyle başlayan Gençlerbirliği hücum gücü olarak da kanatlarına güveniyordu. İlk dakikalarda planlandığı gibi Mervan-Jimmy kanat organizasyonları olumlu yönde pas organizasyonlarıyla pozisyon buldurdu. İlk yarının son bölümüne doğru ikili kanat değiştirerek şansını denese de final paslarında ve dokunuşlarındaki yetersizlik sonuç vermedi. 

30.dakikada Sedat Bayrak'ın önünden elini kolunu sallayarak ceza sahasına sokulan Sercan, Ramazan'ı da güzel bir vücut çalımıyla geride bırakırken skoru 1-0'a getiriyordu. Golde bariz olarak Sedat Bayrak gecikmesini söyleyebiliriz. Bu dakikaya kadar Rize'nin elle tutulur bir tehlikesinin olmaması bu golden sonra cesur ataklarla gelmesi de ayrıca düşünülmesi gereken bir konuydu.

39.dakikada "yaparsa o yapar" dediğim Mervan yerini Zec'e bırakıyordu. Bu klasik bir değişiklik değildi. Zec, Mervan'ın boşalttığı yere değil ileri uca Stancu'nun yanına yerleşiyordu. Geçen seneki gibi son 5-6 dakika değil çok daha erken dönülüyordu çift forvete! Bu değişiklik meyvesini de 45.dakikada vermeye çok yaklaştı ama Zec faydalanamadı. 

İlk yarıda dikkat çeken bir eksi ise Doğa-Gosso ikilisinin verimsizliği oldu. Doğa yaptığı iki sert müdahalenin sonucunda kart görürken, bol bol da adam kaçırdı. Gosso ile ikisinin ön alanda kaçırdığı adamlarla arka bölümde başbaşa kalan Sedat-Ante ikilisi de bir hayli hata yaptı. Gosso güçlü ama tek başına gücün hiç bir anlamı olmadığını kanıtlar gibi oynadı adeta! 
İkinci yarının başlarında Doğa'yı kenara alan Metin Diyadin, orta sahanın müdavimi ve başarılı ismi Özgür'ü oyuna soktu. Özgür'ün pasları ve savunması ilk yarıya göre takımı daha derli toplu bir seviyeye getirse de Gosso hala sahadaydı.

Tomic orta sahada pas ve hücum yükünü çekerken kendisine zaman zaman Jimmy'nin verdiği katkı haricinde bir destek göremiyordu. Tomic uzaktan şutlar deniyor; kimi zaman kalecide kalıyor kimi zaman savunmadan seken toplar arkadaşlarının önünde kalıyor onlar değerlendiremiyordu. Jimmy Durmaz ise geçtiğimiz sezona bakarak daha istekli ve hareketli göründü.

Hücum hattı ise vasatın da altındaydı. Stancu ve Zec bir çok pozisyonda etkisiz kaldı. Stancu topla buluşma konusunda sıkıntı yaşarken Zec ise topu kullanma aşamasında çok sıkıntı yaşadı. Nadir olarak yakalanan pozisyonlarda Zec'in yan ağlara ve ve rakibe teslim ettiği toplar bir hayli fazlaydı. Özellikle 90+4'te müsait pozisyonda yararlanamaması forvet olarak alternatif olmaktan uzak olduğunu gösterdi.

Maçta dikkat çeken isimlerden biri Serkan Yanık oldu. Serkan sağ bekte hem savunma anlamında hem de hücuma çıkışlar da çok etkili ve çalışkandı. Ters kademeleriyle pas aralarıyla takımın tek güven veren isimdi. Defanstaki bir diğer isim Ante ise iki haklı sarı kartla oyun dışında kaldı. Sedat ile uyum sorunu yaşadığı gözlenen Hırvat oyuncu bir çok pozisyonda da ağır kaldı. Kartlar da böyle anlardan sonra geldi zaten. 

Genel olarak kötü Rize'ye kötü bir futbolla alınan mağlubiyet var! İlk hafta kesin hükümler için oldukça da güç ama organizasyon sıkıntısının, gol yollarında bitiricilik sıkıntısının yaşandığı bir gerçek! Kulüp transfer sezonunu da kafa olarak bitirmiş gibi gözüküyor. Bu nedenle elde kalan tek şey saha içi organizasyonların geliştirilmesi gibi gözüküyor. O söylenen 5-6 haftalık süreç de muhtemeldir ki bunun gelişimi üzerine şekillenecek. Umutsuz değil, ama şu an için hiç bir şey de güllük gülistanlık değil.

Akhisar maçını bir umutla bir tedirginlikle bekleyeceğiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder