28 Mart 2013 Perşembe

Vleminckx ve Transfer İhtimalleri Üzerine...

"Evet belki her maç oynamak zor bir şey ama artık zamanı geldi. Oynamak istiyorum"

Devre arası transferler nokta atışı olduğu takdirde geldikleri takımı bir üst kademeye taşıyan yeni isimler olarak tarihe kendilerini not düşürebiliyor. Benim aklıma gelenler, Nobre - Fenerbahçe, Ernst - Beşiktaş, Necati - Galatasaray isimleri oldu ilk seferde. Ama derinlemesine bir araştırma yapacak olursak epey çıkacaktır. Geçen sezon mesela Gekas'ın Samsunspor'da yaptıkları da mükemmel işlerdendi.

Bu sezon da Drogba, Sneijder, Niang, Webo gibi isimler basında büyük yer tutarken basının "küçük" takımları da kendi güçlerince transferler yaptılar. Gekas yine sahalarımıza teşrif ederken Gençlerbirliği de bol seçeneği var gibi gözüken ama incelendiğinde az seçeneği olan hücum hattına Vleminckx'i getiriyordu.

Geldiği dönem ki Twitter geyiklerini alt alta dizsek kimse golcülüğünden, tekniğinden değil isminin yazılış ve söylenişinden konuşuyordu. CV'sine gol krallığı eklemiş bir futbolcu olsa da aynı zamanda geldiği isimlerin yanında pek esamesi okunmadı.

Geldiği ilk gün kaba taslak baktığımızda; Lekic var, Zec var, Artun var hatta Ekhigo bile var derken aslında 17 maçta 25 gol atmış bir takımdan bahsediyorduk. Az gözükmese de bu rakam Lekic'in 2, Zec'in 2, Ekhigo'nun 0, kupa golcüsü Artun'un da 0 golü vardı. Hücum oyuncularının ligdeki gollere 4 gollük katkısı ile Gençlerbirliği ilk yarıyı kapatmıştı yani.

Lige Antalya maçı ile başlayan Björn Vleminckx  henüz ilk maçında bu rakama erişirken, rakibin kendi kalesine attığı golde de presiyle yardımcı oluyordu. Bu sefer isminin söylenişi ve yazılışı zor geyiklerine attığı gollerin de geyiği ekleniyordu. Basının ilgisi de bir anda Vleminckx ve Gençlerbirliği'ne kaymış hatta Fuat Hoca çareyi antrenmanları basına kapatmak da bulmuştu.

Herkesin "nereden bulmuşlar" dediği Avrupa'nın göbeğinden gelen Björn, sadece kiralama bedeli ile kadroda yer alıyordu. O kadarı da siyasi jargonla diyelim "bölgeyi iyi bilen" Fuat Ç. 'nin başarısı tabi.

Gollerine bir kaç hafta ara verse de yakaladığı pozisyonlar, çevresindeki arkadaşlarına sağladığı boş alanlar olarak düşünüldüğünde Björn iyi maçlar çıkartıyordu. Maçları 2-3 dakikalık özetlerden takip edenler "geldi ilk maçında 4 tane attı öyle de bitirir sezonu" diyerek bilgilerini konuştursa da Björn MİY maçında tekrar hatırlattı kendini. Harika hava hakimiyetinden enstanteneler sunduğu maçta kafa golüyle bir hatırlatma yapıyordu.

Asıl hatırlatmayı da 3 İstanbul büyüğünden başka maç izlemeyenlere Galatasaray maçında tanıtımını da ekleyerek yapacaktı. Galatasaray'ı Eboue'nin bakışları arasında gönderdiği kafa vuruşu ile deviren "De Koning ", maç içinde oyun zekasından da kesitler sunuyordu.

Ertesi hafta Karabük maçında da  90. dakikada attığı gol ile galibiyeti getiren Björn milli maç arasının da verdiği habersizlik ile basında transfer başlığı adı altında haber oluyordu. Önce Beşiktaş ile anılan Björn şimdilerde ise Trabzonspor ile anılmaya başlandı.

9 maçta 7 gol atmış bir de kiralık bir futbolcu ise basının hakkıdır "haber uydurmak". Onlar da bu hakkı sonuna kadar kullanıyorlar.

Bu haberlerin kaynağı olarak Belçika basını gösterilse de, Belçika basınını okuduğunuz da kaynak Türk basını oluyor. Bu iki kulüpten herhangi bir bilgi ya da yalanlama yapılmamış olsa da hiç bir şey net değil. Tolunay Kafkas'ın ağzından yazılanlarla "bezenmiş" haberler şimdilik pek bir gerçeklik ifade etmiyor.

Öte yandan Gençlerbirliği'nde de bonservisin alınması yönünde bir girişim bulunuyor. Medyaya konuşan Cem Onuk opsiyonun kendilerinde olduğunu vurgularken, 2M gibi bir paranın çok olduğunu indirmeye çalıştıklarını söylüyor. 2M Euro Gençlerbirliği gibi bir kulüp için yüksek bir meblağ gibi gözükse de söz konusu oyuncu attıklarıyla, kazandırdıklarıyla bir kantara vurulduğu zaman kaba taslak "Fotomaç hesabı" zaten 4M TL gibi bir paradan bahsediliyor getiri olarak.

Öte yandan basında 90'lar havası estiren Fanatik de İlhan Cavcav'ın 2'ye alıp 4'e satacağından bahsetmiş. Evet kulüplerimiz biraz kötü yönetilir, borç batağındalar vs. ama 2M alamadığı adama da 4M vermezler diye düşünüyorum. Ya da bu tamamen benim iyi niyetim...

Ama ben çıkıp da Trabzonspor'un, Beşiktaş'ın 2'ye alamadığı adamı, 4'e alacaklarını hiç sanmıyorum. Ki ciddi bir şekilde şu an için ilgilendiklerini de sanmıyorum!

Gençlerbirliği'nin alıp alamayacağı şu an için net olmayan başka bir şey ama Fuat Çapa'nın söylediği kısaca şu "Eğer iki kulüp anlaşırsa Vleminckx'in gönlünün burada olduğunu biliyorum".

Vleminckx ligde son 8 haftaya girerken Kırmızı Karaların en büyük silahı olacak, Avrupa hedefinde de en büyük destek... Kaldığı takdirde de bir daha ki sezon için Gençlerbirliği'nin hedef belirleme aşamasındaki en büyük etken olacak, giderse yeri onun ayarında bir forvetle doldurulmadığı sürece.

Ankara'da hayaller şimdiden kuruluyor aslında bencillik yapmadan onun da hayallerine uygun bir şekilde; Vleminckx Avrupa Kupası ilk turunda bir Belçika deplasmanında rakibine tıpkı Karabükspor'a yaptığı gibi 90'da atıyor golünü ve turu getiriyor. Çok da uzak gözükmüyor belki ama o kadar da yakın değil gibi...

İlk geldiğinde tam da yazının girişinde olan cümleyi söylemişti bize ne kadar futbola aç olduğunu kanıtlarcasına "Evet belki her maç oynamak zor bir şey ama artık zamanı geldi. Oynamak istiyorum..." Bize zamanı geldiğini kanıtladı, bunun için bile şimdiden teşekkürler...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder