26 Mart 2013 Salı

U-18 | Gençlerbirliği 4-1 Galatasaray

Hafta sonu gençliğin katili OSYM'nin iki yılda bir değişen sistemi ve sınav adı nedeniyle Salı gününe ertelenen U18 maçında Gençlerbirliği, Galatasaray'ı evinde ağırladı. Maç U18 maçı için düşünüldüğünde yoğun bir taraftar önünde oynandı. A2 teknik direktörü Veyis Kanber ve tüm A2 takımı maçın tamamını izlerken maçın büyük bir bölümünü Fuat Çapa, Edward Sturring ve Mustafa Gürsel de kenardan izledi. Maça Gençlerbirliği; Burak, Okan, Tuğberk, Mefayir, Ersel, Recep, Emre (Niyazi) , Bekir, Tuğrul (Şervan),  Mustafa (Cemilcan) , Batuhan (Sezer) kadrosuyla oynadı.

Galatasaray ise Birkan, Enes, Ömer, Emre, Erhan, Batuhan Ergün, Mehmet, Tunahan, Samet,Uygar ve Batuhan Öztürk ilk on biriyle başladı.

Maç gol ile başladı desek yeridir. Santra ile rakip kaleye gitmeye çalışan sarı kırmızılı oyuncular topu kaptırınca Gençlerbirliği savunması uzun oynadı ve topu Tuğrul ile buluşturdu. Tuğrul ceza sahası dışında güzel bir kontrolden sonra attığı şut ile kalecinin üzerinden topu ağlarla buluştu. 1. dakikada 1-0'a gelen maç rakibin de tüm taktik planın alt üst etti.

İlk yarı boyunca yüklenen taraf olan Galatasaray bir türlü Gençlerbirliği orta alanı ve savunmasını geçemezken, Gençlerbirliği de Batuhan, Mustafa ve Tuğrul ile hızlı çıkmanın peşindeydi. Etkili olan bir taraf olarak ibrenin kimseye dönmediği ilk yarıda savunmalar ön plana çıktı.

İlk yarıdan bir kaç not söylemek gerekirse, Batuhan'ın hava toplarındaki dikkatsizlik gözüme en çok çarpanlardan oldu Gençlerbirliği adına. Fiziğini kullanamayan Batuhan her seferinde Galatasaray'ın sol beki olan Erhan'a faul yaptı. Erhan da bu darbelerden sonra sakatlanarak kenara gelmek durumunda kaldı ilk yarı sonunda.

Bir başka olay da Galatasaray teknik direktörünün ayıbıydı. Maçı izleyen herkesin kulaklarına gelen ve rahatsız olduğu meselede hoca forveti Batuhan Öztürk'ü "hakemle konuşma işine bak daha ayağında top tutamıyorsun, kafanı kırarım senin düzgün oyna" diye uyarıyordu. Ardından gelen pozisyonda Batuhan bir de ayağından kaçırınca topu "sen bunları tut önce" diyerek tekrar uygunsuz bir şekilde azarladı. Kenardan gelen uyarıdan farklı bir şeydi bu benim gözümde. İzleyen taraftarların da ortak kanısı olacak ki "kafanı kırarım" kısmından sonra herkes "yavaş hoca" diye sahaya bağırmaya başladı. Üslup, tarz gibi meseleye girmeden o lafı ettiği çocuğun psikolojisini bir düşünmek lazım. Zaten ilk yarı bittiğinde de Batuhan'ı kenara aldı.

İlk yarı 1-0 biterken ikinci yarıda oyun daha dengeli bir şekilde ilerliyordu. 54. dakikada sol çaprazdan serbest atış kazanan Galatasaray, maçın Galatasaray adına en iyisi olan Samet'in ortasında Emre'nin iyi yükselmesiyle golü buldu.

Bundan sadece 5 dakika sonra Gençlerbirliği'nde oyuna sonradan giren Şervan sıfıra inerek içeriye yerden ortaladı, Batuhan ceza sahasında buluştuğu topu dışarı çıkardığında Bekir'in ceza sahası dışından şık aşırtmasıyla durum 2-1'e geldi. O dakikaya kadar maçın en çok koşan, emek veren ve çabalayan oyuncusu konumunda olan Bekir bir anda maçı eline aldı ve adeta yıldızlaştı.

Orta sahada attığı pasların, yaptığı koşuların işlevi değişen Bekir 74. dakikada savunmadan atılan uzun topta Galatasaray savunmasının arkasına sarkarak önce kafasıyla önüne attığı topta ikili mücadelede de yıkılmayarak ayakta kaldı ve küçük bir dokunuşla topu kalecinin altından ağlara yolladı.

Oyunun kontrolünü tamamen eline alan Gençlerbirliği kimi zaman kontrayla kimi zaman da sete set hücumlarda rakip kaleyi yokluyordu. Yine öyle bir kontra anında oyuna ikinci yarıda giren Niyazi aynı Bekir gibi topu kafasıyla önüne düşürdü, hızıyla iki savunmacıdan sıyrılarak, ceza sahasına girer girmez sağ çaprazdan sert vurdu ve topu ağlara gönderdi. Hem Niyazi'nin fizik yapısı hem golün giriş-gelişme-sonuç bölümlerini göz önüne getirince tam bir Saviola golü diyebilirim bu gol için.

4-1'den sonra rölantiye alan Gençlerbirliği kalesinde arka arkaya pozisyonlar gördü. Uygar'ın sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Burak başarılı olurken kornere giden pozisyonda ikinci yarıda oyuna giren Melih iyi yükseldi ama bu kez de top direğe çarptı.

Bu pozisyondan bir dakika sonra yine kaleci ile karşı karşıya kalan Galatasaray hücumcuları yine Burak'ın maharetli ellerinden kurtulamadı ve maç 4-1 tamamlandı.

Maçta gözüme çarpan bir kaç isim Gençlerbirliği'nde; Bekir ve Recep, Galatasaray'dan ise sol kanat oyuncusu Samet oldu.

Bekir orta sahada ilk yarıdaki sade göze batmayan futbolu ikinci yarıda da yıldızlaşan oyunuyla galibiyette büyük bir katkısı oldu. 2 gol ve sayısız isabetli pas ile bitirdiği maçta orta sahanın tek hakimiydi.

Recep ise anladığım kadarıyla daha çok ön libero olarak görev alıyor. Çok sade oynuyor ama çok iyi iş çıkartıyor. Orta sahayı sık geçmiyor ama rakibin de bir çok atağını daha orta sahadaki yarım daireyi geçmeden durduruyor. Hırslı futbolu, istekli oyunu ile beğeni topladı.

Galatasaraylı Samet ise sol kanatta tek başına ayakta kalmaya çalıştı desek yeridir. Golün asistini de yapan Samet tekniği ve oyun bilgisiyle kişisel olarak gelecek vaat ettiğini gösterdi.

Gençlerbirliği aldığı galibiyet ile bir üst sırasında bulunan Galatasaray'ın önüne geçerken Trabzonspor'un şampiyonluk için arayı açtığı ligde Gençlerbirliği 49 puanla 8., Galatasaray 48 puan ile 9. sırada yer aldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder