23 Mart 2013 Cumartesi

Futbolcu Simsarları Gider Futbol Başlar: Elazığspor

Geçen sezon Bank Asya'da  ligin 27. haftasında Elazığ lider iken arka arkaya gelen 3 maçlık puan kaybı serisi Hüsnü Özkara'nın işine son verilmesine neden olmuştu. Elazığspor büyük bir risk alarak bitime sayılı haftalar kala hocasını değiştirmiş yerine de tartışmalı bir isim olan Bülent Uygun'u getirmişti.

Eğer ki takım lige çıkarsa başına neler gelebileceğini herkes az çok tahmin ediyordu. Hazır takımı lig ikincisi olarak Süper Lig'e çıkaran Bülent Uygun herkesin beklentisine yanıt verip küçük bir transfer rekoru denemesi  yapıyordu.

Elazığ bu sezon toplamda 21 oyuncu ile mukavele imzaladı. Bu sayı Buca'dakine de , Eskişehir'dekine de çok benziyordu. Ama Uygun'un klasikleşmiş çuvalla oyuncu hamlesi pek işe yaramadı ligin genel seyrinde...Her zaman olduğu gibi!


Stat sorunuyla başlanan ligde seyircisiyle ilk kez 7. haftada Akhisar beraberliği ile buluşan Elazığspor, bu süre zarfında ligde sadece 2 puan toplayabildi. Bu iki puanı da Fenerbahçe ve Bursaspor ile berabere kalarak aldı.  7. haftada Akhisar beraberliğinin ardından pabucun pahalı olduğunu anlayan Uygun getirdiği oyuncularla yeni bir ekip kurduğu Elazığ'dan istifa ediyordu. Bu aşamada tüm sorumluluğu üzerine alan Uygun, sağa sola teşekkür ederek ayrılıyordu. Bunun içinde de sağ duyulu şekilde haber yapan yorum yazan basın mensuplarını da katmıştı. Bunun nedeni de; bir basın mensubu ile girdiği tartışmada sarf ettiği şu sözler "Burası Elazığspor, her şey ortaktır. Elazığspor'u desteklemek mecburiyeti vardır. Sonunda eleştireceksek beni eleştirirsiniz ama eleştiri dozunu da bilerek, yerinde üslubunda tarzında. Sonra ben de bir eleştirirsem adamın aklını alırım. Anladın mı? O anlamda da eleştiri yapanın da aklını alırım. Çünkü onun aklını alma hakkına da sahibim."


Ardından gelen düşme hattının tehlike anında camı kırarak aklına gelen Yılmaz Vural oldu. İlk maçında Ordu deplasmanında 2-2 berabere kalan Elazığ, Eskişehir beraberliği ve deplasmanda Gençlerbirliği galibiyeti ile moral bulmaya başlıyordu. Kupada Pendik faciası diyemeyeceğimiz göz göre göre gelen bir mağlubiyetin ardından içerideki Kayseri hezimeti işlerin hiç de kolay olmayacağını gösteriyordu.

Ligin ilk yarısı tamamlandığında Elazığ 16 puan ile 16. sırada yer alıyordu. Oynadığı futbol zaman zaman ümit veriyor zaman zaman da taraftarlarını kahrediyordu. Aslında klasik bir Yılmaz Vural takımı olma hüviyetine sahip olmuştu.

Ligin başlangıcında olduğu gibi Fenerbahçe'den yine beraberlik koparan Elazığ 27. dakikada yakaladığı 2-0'ın avantajını koruyamamaya yanıyordu. Ardından gelen Trabzonspor galibiyeti, Kasımpaşa beraberliği Beşiktaş ve Bursa mağlubiyeti ile sekteye uğrasa da Elazığ emin adımlarla ilerliyordu. Hayati derecede öneme sahip olan önce Antalya galibiyeti ardından da küme düşme hattındaki rakipleri olan Akhisar ve Ordu galibiyetleri 3 haftada 9 puana ulaşmasını sağlarken son haftada Eskişehirspor ile berabere kaldı.

Ligde 14. sıraya konumlanan Elazığ hiç bir şey garanti olmasa da rakiplerinden aldığı puanlar ve galibiyetler 34. haftada hayat kurtaracak cinsten olabilir. Geride kalan maçlar ise;

Gençlerbirliği
Kayserispor (D)
İBB
Galatasaray (D)
Karabükspor
MİY (D)
Gaziantepspor (D)
Sivasspor

Fikstüre bakıldığında genel itibariyle rahat takımlarla oynayacak ilk periyotta Elazığ, ardından yine düşme hattını yakından ilgilendiren maçlara çıkacak. Önce evinde Karabük ertesinde Mersin ve Antep deplasmanına gidecek. Bu 3 maç belki de kimin düşüp kimin kalacağını belirleyen maçlar olacak. Elazığ kendini belki de Mersin deplasmanında dahi düzlüğe çıkarabilir. Ama yakalanacak bir mağlubiyet serisi işleri tam tersine de çevirebilir.

Düşme hattını yakından ilgilendiren maçların yanında bir gözü yukarılarda Avrupa kupalarında olan Gençlerbirliği-Kayserispor maçları ve şampiyonluğa oynayan Galatasaray maçları ise onlar için ne koparsak kar mantığıyla oynanacak muhtemelen.

Şimdiden gelecekleri hakkında kesin bir kanıya varmak mümkün değil ama en azından diğerlerine nazaran umut olarak biraz daha öndeler. Bülent Uygun faciasını yaşamasalar muhtemelen şu an ligde kalmış bir takımdan konuşuyor olabilirdik. Ama futbolcu simsarı hoca tercihleri onları buralara sürüklese de Yılmaz Vural bakalım geçmiş tecrübelerinden hangisi için tarih tekerrürden ibarettir dedirtecek.

Artık futbolumuz için yeni bir teknik direktör tarzı oluşmuş durumda... Uygun gelir önceki takımı dağıtır transfer rekorları kırar, sezon başında istifa eder ve yerine gelen hoca bu olanlara rağmen başarılı olmaya çalışır...

Sırf bu nedenle bu takımın gerçek performansını görmek adına Elazığ'a bir sezon daha şans verebiliriz futbol seyircileri olarak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder