2 Mart 2013 Cumartesi

Dünya Tersine Dönse Vazgeçmem

19 Mayıs'ta gece futbol umudundan ziyade hayat hüznüyle başladı biraz da... Tiraj kaygılı basın çoktan Müslüm Gürses'i öldürmüştü ama o hala Tanrı istemezse kısmındaydı şarkının. Maçın başlamasına yaklaşık 10 dakika kala stat hoparlöründen çalınan melodi tüyler diken diken olmaya çağırıyordu. Ve Müslüm Gürses başlıyordu; "umurumda değil yaşamak ölmek, canımdan geçerim senden vazgeçmem..." O sırada tüm maraton atkıları çoktan hazır etmiş bir ayine katılır gibi hep bir ağızdan "senden vazgeçmem" diyordu. Skorboard, "Vazgeçme Yaşamaktan Müslüm Baba" diyerek eşlik ediyordu bu eşsiz sahneye...

Bu sahnenin etkisindeki bedenleri The Clash uyandırıyordu "gitmeli miyim kalmalı mıyım" diyerek...

Kayserispor önünde oynanan güzel oyun kaybedilen 3 puan tedirginliğinden ötedeydi ruh hali stadın. Gençlerbirliği ondan vazgeçmeyecek taraftarlarının desteğiyle galibiyet için çıkmıştı sahaya. Kayserispor maçındaki akıcı oyun durağanlaşınca işler zora giriyordu. Bir de trafik polisi kullanımı sıklığında yaşanan hakem düdükleri bölüyordu tempolu olmaya çalışan futbolu. Kolay çıkarılan kartlar hemşehricilik yardım severliği ile harmanlanan fauller derken ilk devre golsüz bitiyordu.

İkinci devre ilk yarının simetrisi gibiydi aslında. Ama Gençlerbirliği yoklamaya başlıyordu ciddi ataklarla rakip kaleyi...55. dakikada Cem Can'ın uzun topu Zec'e gelince Zec'te güzel bir pasla Azo'ya yollamıştı topu, karşısındaki kaleye atmaktan belki de daha zor olanı yani autu seçmeseydi Azo her şey çok farklı olabilirdi. Ya da Azo'nun yerine giren Tomic'in kullandığı serbest vuruşta jeneriklere geçecek golü Eduardo kesmeseydi...

Zenke'nin hızına ayak uydurmak zor olsa da Yugoslav faulünün nimetlerinden yararlandı bir süre Gençlerbirliği... Orta sahada Özgür'ün ilk müdahaleleri baştan sona yerindeydi demek abartı olmaz. Tosic yine Türkiye'de solu iktidara oynatacak kalitede sol alanı kullandığı futboluyla göz doldurdu. Aykut-Ante-Cem Can da standart kalitede olunca pek de sıkıntı yaşanmadı diyebiliriz Zenke'nin yürek hoplatan koşuları haricinde.

Hurşut girene kadar Tosic'e emanet kanatlar Hurşut'un girmesiyle hareket kazansa da bereketi bir türlü veremiyordu. Soldan yine Tosic ortalayıp Vleminckx topun üzerinden atladığında gol geliyor hissi kaplıyordu izleyenleri... Araya sokulan Tomic kaleciyi geçmeye çalışırken düşüyordu ya da düşürülüyordu... Penaltı beklerken Fırat Aydınus, Tomic'e sarıyı Zec'e de kırmızıyı gösteriyordu. Efe'nin attığı omuzda hakem programlarında çay sohbetlerinde konuşulacak hoş bir anı olarak kalıyordu sadece. Yine 11 kişi gidemeyecektik soyunma odasına yani...

Maç 0-0 biterken üst sıralara "gitmeli miyim kalmalı mıyım" sorusuna "biraz daha kalmalıyım" diye cevap verince takım tüm tribünler biraz isyankar biraz da hüzünlüce Müslüm Gürses'i de unutmayarak "senden vazgeçmem" diyordu içinden...

Maç anında statta olanlar tiraj kaygısından yoksun tüm yürekleriyle bağırırken "senden vazgeçmem" diye  Gençlerbirliği tribününden çıkan ses aslında tüm Türkiye'de yankılanıyordu o sırada; "Vazgeçme yaşamaktan Müslüm Baba..." diye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder