13 Şubat 2013 Çarşamba

RedHack, Irkçılık ve BJKTV

Türkiye'de televizyonculuğun hali ahvali zaten az çok ortada, 24 saat magazinin ya da magazinvari dizilerin haberlerin arzı endam ettiği bilgilendirmekten ziyade köreltme üzerine kurulu bir düzenek işliyor ülkede. Spor kulüplerinin açtığı televizyon kanalları da bu köreltmenin ötesinde bir işlev görmüyor. Objektifliğin raflara kaldırıldığı taraf olmak adına kimi zaman yalan haberlerin ya da abartılı haberlerin sunulduğu medya organları...

Yayın kalitesi ya da içeriğine hiç değinmiyorum çünkü, kimse spor adına bir şey öğrenemiyor bu kanallardan tarafı oldukları kulüpler haricinde. Bir dönem Fenerbahçe bu zinciri biraz kırmış olsa da onlar da vasatın ötesinde değiller. İlk açıldığı dönemde Beşiktaş TV'de olumlu bir çizgi de ilerliyordu. En azından taraftarın dahil olabildiği programlar yapılıyordu ya da maç yorumlarında tarafsızlığa dikkat ediliyordu. İyi oynayan takıma "biz kötüydük o yüzden onlar iyi gözüktü" gibi akla hayale sığmayacak bahaneler yoktu en azından.

Beşiktaş TV bugünlerde RedHack olayıyla gündemde. Önce programa davet edilip sonra apar topar vazgeçildi RedHack'i davet etmekten. RedHack yaptıklarıyla ülke içi bir WikiLeaks görevi görmenin yanında sembolik eylemlerle de gündeme geliyor hepinizin bildiği gibi. Asıl şaşırdığım nokta şu oldu benim; vazgeçilmesi değil RedHack'in programa davet edilmesi. Beşiktaş Tv gibi tarafsızlıktan nasibini almamış bir nevi endüstriyel futbolun da savunucularından biri olan yayın anlayışından bahsediyoruz sonuçta. Ben bunun şaşkınlığını yaşarken kanal yöneticileri de şaşkınlığımı geçirmek adına bir anda vazgeçtiler bu işten.

Hayat Korkakları Affetmez diyen RedHack'in haklılığını inkar etmek olmaz. Beğenirsiniz beğenmezsiniz ama yaptıkları olumlu işleri göz ardı edemezsiniz. O nedenle iktidar korkaklığı ile alınan bu karar önce Beşiktaşlıların ses vermesi gereken bir mesele. Basın özgürlüğü ya da siz adına ne derseniz...Programı yayından kaldırmakla yayını iptal etmekle RedHack hala bir şey kaybetmemişken varlığından değerinden Beşiktaş yöneticilerinin "korkak" sıfatıyla muhatap olmaları kaybedenin kim olduğu ile ilgili bilgi veriyor bize. Şu da unutulmamalı "korkak" olan Beşiktaş ismi değil o ismi zırh olarak gören yayının kalkmasında emeği geçen yöneticilerin muhatap olduğu sıfattır.

Yine Beşiktaş TV özelinden bahsedecek olursak son iki yılda Beşiktaş TV'yi medyada ön plana çıkaran yayıncılık başarısı ya da kalitesi de olmadı zaten. İki vahim olayla anıldı Beşiktaş TV toplumda. Bir programdaki tarafsızlıktan ziyade insanlıktan nasibini almamış kişi tarafından Eboue'ye maç sonrası programda "Bunlardan National Geographic'te çok var" dendi. Irkçılığın normalleştiği toplumumuzda Galatasaraylı olmayanın önemsemediği bir mesele olarak kaldı bu. Ne Beşiktaşlılar üzerine gitti ne de birinci ağızdan kulübün başkanı çıkıp kulübün kanalında olan bu hadise için özür diledi. Galatasaraylı bir çok kişinin isyanının nedeni de ırkçılık karşıtlığı değildi elbet, taraf olmanın getirdiği savunma dürtüsüydü baştan sona.

İkincisi de son günlerde olan bir ırkçılık meselesi, Niang transferinin konuşulduğu bir programda kadın sunucu "Çok kara ya, baya kara kapkara maşallah, Allah açmasın rengini" sözleriyle ilk kez siyah görmüş 2 yaşındaki çocuk zekasıyla yarıştırıyordu kendini. Yani tarafsızlığın zaten olmadığı kanallarda insaniyet namına da bir çok kusur işleniyor.

Diğerleri ne halt yer kendi kapımın önünü süpürme görevinden ötürü bilemiyorum. Ama bizim kapı baya kirli. Diğerlerinin de tarafsızlıkları tartışılmayacak derecelerde. Rakibin "emek" vermesini önemsemeden mağlubiyetleri kendi kötülüğüne bağlayan kulüp yayıncılığı son bulursa belki spor basını için de kulüp yayıncılığı adına iyi şeyler temenni edebileceğiz. RedHack tutarsızlığı ile yayın politikası ya da kalitesi birbirinden çok da farklı şeyler değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder