12 Şubat 2013 Salı

Kırmızı Kara'da Son 4 Hafta...

İkinci yarıya 5 gollü başlangıç yapan Gençlerbirliği'nde rüzgar dinmişe benziyor. O gün de söylediklerimin bir devamı da yaşanıyor diyebiliriz aslında. 5 gol atmış bir ekip olmasına karşın hem Gençler'in hem de Vleminckx'in performansı o günkü Antalyaspor savunmasının başarısızlığı ile ters orantılı bir başarıydı.

Sonraki hafta Akhisar ile kendi evinde oynayan ekip o maçta da iki takımın da gönülsüz futbolundan ortaya çıkan Kulusic golüyle galip gelmişti. Hem de bu gol için öyle çok büyük çabalar da harcamamıştı Kırmızı Karalı ekip, bir müddet vites yükseltmiş ve baskı golü getirmişti. 1-0'lık sonuçla ikide iki yapan ekip bir anda oldukça pozitif bir havanın içinde buldu kendini. Ama o havanın bu kadar günlük güneşlik olmayacağı sonraki maçlarda belli olacaktı.

Ordu deplasmanında oynanan maç başlı başına bir uyarı maçıydı. Kale adına orta saha adına savunma adına uyarılar veren bir maç oldu. Özellikle Müslüm'ün attığı golde savunma ve kaleci olarak golün izlenmesi sorunun boyutunu da gösteriyordu aslında. İlk golde de kurtarışlarıyla jeneriklere katkı sunamayan kaleci Ramazan'ın yediği gollerle girme isteği etkili oldu. Lekic'in ikinci yarıda girerek attığı gol yetmese de Lekic'in kalitesini hatırlatması için önemliydi. Oyuncu değişikliklerine baktığımda Fuat Çapa'nın ilk tercihi Ekigho oluyor. Takımda tam olarak neye karşılık geldiğini ya da ne gibi katkı sunduğunu göremesem de Fuat Ç. onda çok ısrar ediyor ve her ısrar hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor. Adana Demirspor A2'ye 3 gol atmak ile Süper Lig'de oynamak farklı şeyler olsa gerek. Ama nedense her seferinde aynı hata deneniyor. Özellikle ligin ikinci yarısında. Artun'un önünün kapanmasına mı yanarsın Lekic'ten önde olmasına mı? Attığı kafa golü tam bir forvet golüydü Ordu maçında Lekic'in attığı.

Eskişehir maçı Ankara'da olması nedeniyle artı ümitlerle çıkılan bir maçtı. Belki Vleminckx gol atacaktı ya da en azından galibiyet gelecekti ümitleri vardı 19 Mayıs stadında. Bu nedenle midir bilinmez 19 Mayıs'ta da gözle görülür bir doluluk vardı. Kapıdaki bilet kuyruğu rezaletini saymazsak ortam da gayet iyiydi. Maç başladığı sıralarda yüzlerce kişi desem abartı olmaz sanırım bilet kuyruğundaydı belki de o gruptan içeri giren bir kesim ilk golü göremedi bile.

İlk gol stoper mevkisinde oynayan Diego'nun 10 numaraları kıskandıracak vuruşu ve kaleci Ramazan'ın da yemeye biraz da gönüllü olduğu bir toptan geldi. Ardından maç dengelense de Ordu maçının tersine orta saha ile ayakta kalsa da Gençlerbirliği bir türlü bitirici hamleyi yapamayınca kör dövüşüne döndü maç Eskişehir yarı alanında. Sonrasında Azo 3 sezon üst üste Eskişehirspor maçında kırmızı kart görmek gibi bir ilginç istatistiğe imza atarak takımı 10 kişi bıraktı. Çok geçmeden de Necati durumu 2-0 yapıp işi bitirdi. Bu maça bakıyorsunuz yine aynı dakikalar yani, 66.dakikada Hurşut çıkıyor yerine Ekigho giriyor. Lekic 10 dakika sonrasında gol umudu olarak giriyor.Önceki maçta Kulusic bu maçta da Azo takımı 10 kişi bıraktı bu da dikkat çekilmesi gereken bir mesele. Kulusic'in iki sarı kartı da tamamen pozisyon gereğiydi ama Azo'nun hem de takımın baskıyı arttırdığı dakikalarda gereksizce gördüğü kart takımı tamamen aşağıya çekti. Zaten İlhan Cavcav da "keyfi kart gören" oyuncularla ilgili göz dağını verdi bu maçlardan sonra yaptığı açıklamayla.

Dikkat çekilmesi gereken bir kaç noktada genel hal ile ilgili şu olacak;

Devre arası gelen 4 oyuncudan sadece Vleminckx sahada yer bulabiliyor kendine. İlk maçta oyuna 70'li dakikalarda girmiş Doğa'yı saymazsak. Tomic sakatlığı sebebiyle oynayamıyor söylenenlere göre Cavcav "ne zaman oynayacak" diye sormaya başlamış bile. Bu takımda Oktay Delibalta oynayamaz mıydı ya da ona sabır edilemez miydi akıllara bu soru geliyor.

Ekigho'dan hala ümit olması onun Lekic'in Artun'un önünde bir tercih olması sıkıntı yaratıyor. Oyuncu değişikliği giren oyuncu artı koysun diye yapılır ama Ekigho maalesef her girişinde nötr çoğu zamanda eksi olarak tamamlıyor maçı. Özellikle bilinçsiz şişirme topların atıldığı son dakikalarda Ekigho yerine pivot Lekic çok daha faydalı olabilir ya da daha kaliteli gözüken ve şansa ihtiyacı olan Artun. Bu kısımlar tabi ki hocanın alanına giriyor. Hafta içi antrenman performansı vs. ama görünen Ekigho'da kılavuz istemiyor.

4 maçta alınan 2 galibiyet 2 mağlubiyet moral bozucu olsa da bu hafta sonu MİY maçı bir geri dönüş olabilir ama işler hiç de kolay değil. Zaten bu şekilde ritm tutmuş olmayan MİY'e kupada elenmişti Gençlerbirliği. O maçta da Mehmet Sedef'in bariz iki hatası maça damga vurmuştu ama takım olarak da artılar yoktu sahada Kırmızı Karalar adına. Bu kez değişmiş ve görece daha da güçlü bir MİY bekliyor olacak . Ama başlangıçlar için atılacak 

(Fotoğrafların bir kısmı Gençlerbirliği resmi Facebook hesabından alınmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder