4 Şubat 2013 Pazartesi

Futbolun Taşrası Ankara


Futbol deyince İstanbul bazlı kurulan nizam Ankara’yı futbolun taşrası konumuna itmiş durumda. Maç anlatımlarından gazete sayfalarına futbol İstanbul demektir ülke için. Aslında İstanbul dışındaki her şehirde de amma küçük amma büyük bir başka futbol yaşamı var, gösterilmek ya da görünmek istemese de.

Köklü kulüpleriyle ülke futbolunda yer etmiş Ankara zor deplasman olmanın uzağında olsa da diğer şehirlere, futbol kültürü ve tarihi olarak derin bir yer etmiş durumda. Gençlerbirliği, Ankaragücü, Hacaettepe, Ankara Demirspor gibi nice  takımlarla liglere renk katan Ankara futbolu taşralığa inat devam ediyor hikayesine.

Şehrin en büyük takımlarından Ankaragücü, İstanbul kökenli olması bakımından diğerlerinden biraz farklı bir konumda. İmalat-ı Harbiye’ye dayanan temeller Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara’ya taşınır ve cumhuriyetin kuruluş yıllarında başkentte artan işçi sayısının bir bölümün İmalat-ı Harbiye’de istihdam edilmesi ve fabrikada kulüp için ayrılan kumbara ile kulüp kendini epey geliştirdi.

 Mahalli liglerde defalarca şampiyonluğu bulunan kulübün 12 Eylül darbesiyle birlikte kaderi de değişiyor. Kenan Evren’in el attığı yerlerden olan futbol, en üst ligde bir başkent takımı olması isteği sonucunda Türkiye Kupası’nı kazanan takım alt liglerde ise süper ligde o zamanki adıyla 1.ligde  oynar minvalinde bir kural ile Türkiye Kupasını kazanan Ankaragücü en üst lige çıkartıldı. Zaten o kuraldan da bir tek Ankaragücü faydalanabildi ve çok geçmeden kural yürülükten kaldırıldı.

Sonraları Kenan Evren hadisesi kadar elim bir hadise ile Gökçek Darbe operasyonuna sahne olan kulüp istikrarsız yönetimler sonucunda kolay kolay çıkamayacağı bir dar boğaza girdi. Ankaraspor ile olan tuhaf bir ilişki, Gökçekgillerin Ankaragücü’nü ele geçirme hayali , borçlar derken geçtiğimiz yıl alt yapıdan oyuncularla mücadele ettiği Süper Ligten alt lige düştü. Ve konumları orada da pek iç açıcı gözükmüyor. Ama buna rağmen seyirci olarak en kalabalık tribün Ankaragücü’nde bulunuyor. Her maçını binlerce kişi önünde oynayan Ankaragücü’nün şu anki tek “gücü” ateşli taraftarı gibi gözüküyor.

Şehrin diğer güçlü ekiplerinden Gençlerbirliği ise kuruluşu Ankara Sultani Mektebi yani Ankara Erkek Lisesine dayanıyor. Sultani Mektebi takımı kuruluiş aşamasında kurucuları yetenekli bir takım oyuncuları görmezden gelir ve bu oyuncular aralarında aldıkları kararla Gençlerbirliği adında bir takım kurar ve Sultani ile bir maç tertip edilir. O maçı kazanan Gençlerbirliği birleşmeyi teklif etse de Sultani ile bir müddet daha gergin geçen süreç Sultani’nin kurucusu Münif Kemal Bey’e  başkanlık teklif edilerek 9 yıl başkanlık yapması sonucu tatlıya bağlanmıştır. En üst ligde Ankara’yı temsil eden tek takım şu anda Gençlerbirliği!  Bir zamanlarki sloganları da şehrin tek sivil takımı olmalarıydı. Hacettepe kurulana kadar, diğer takımlar ya Devlet Demiryollarına ya askeriyeye gibi devlet kurumlarına bağlıydı.

Kente mesafeli olan Gençlerbirliği Ankaragüçlülerin yayıldığı mahallelerde pek yer edinemiyordu. Şehrin geçici konukları olan öğrenciler, belli oranda maçları takip etmeye çalışan memurlardan  ağırlıklı bir çevreden ibaretti demek pek yanlış tanımlama olmaz. Bu nedenle son yıllarda bir atılım gerçekleştiren Gençlerbirliği kent takımı havasını yakalamaya çalışıyor. Özellikle bu yıl ki “burası Ankara” projesiyle şehrin temsilciliğini yapmaya çalışıyor kulüp.Yenişehir ilçesinin dışına çıkan kulüp beklediği etkiyi de yavaş yavaş yapıyor. Futbolcuların şehrin farklı mekanlarında yaptığı fotoğraf çalışmaları, teknik direktör Fuat Çapa’nın Behzat Ç.’den esinlenekre Fuat Ç. olarak benimsenmesi şehirde ve ülke genelinde Gençlerbirliği için olan ön yargıları kırma konusunda başarı kazanmışa benziyor. En büyük artıları istikrarlı yönetim ve gelişmekte olan alt yapı düzenleri.

Tribünde sıfıra yakın küfür var denebilir , Gençlerbirliği tribünlerinden edilen en ağır söz “Acemi hakem” oluyor. Ayağa kalkıp takımını destekelmeyen taraftarı “ayağa kalkmayan x’li olsun” yerine “lütfen ayağa kalkar mısınız?” diyerek takıma desteğe çağırıyor. Tezahürat konusunda Ankaragücü’nün gerisinde olsalarda gittiğiniz her maçta yüzünüzde farklı bir tebessümle ayrılıyorsunu tarihi stattan.
Diğer Ankara kulüpleri ise taraftarca daha az, biraz da lig adıyla orantılı bir durum. Ankara Demirspor,Hacettepe, Kızılcahamam,Polatlı Bugsaşspor,Keçiörengücü gibi takımlar alt liglerde sınırlı sayıda taraftara ve kısa vadeli başarılara kilitlenmiş olarak mücadelelerine devam ediyor. Bu takımların içinden Demirspor olması nedeniyle Ankara Demirspor taraftar potansiyeli olarak ayrılıyor.

Sokaklarında Ankaragüçlülerin yazılamaları olan, futbol okullarının Ankara kulüplerinden ibaret afişlerinin olduğu,Gençlerbirliği-Ankaragücü atkılı taraftarlarının her şeye rağmen diğer kulüplerden çoğunlukta olduğu bir şehir Ankara.2008-09 yılında Süper Ligde 4 takımla temsil edilmekten tek takıma düşse de her takımın her ligde sevdalısı var. Kimsenin umurunda değil ligin adı. Bu takımlar sokakta oynasa kaldırımdan izleyecek milyonlardan bahsediyoruz sonuçta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder