16 Ocak 2013 Çarşamba

Serhat Çetin Kadro Dışı...

Çok değil geçtiğimiz sezonun başında Serhat Çetin türlü ayıplarla parasını almadan gitmeye zorlanmış, sonrasında da ölü sezonda yani liglerin bittiği dönemde "sözleşmeli oyuncumuzsun, ne dersek onu yapacaksın" sopasıyla boş salonda günlerce antrenman yaptırılmıştı. Sonrasında ise "affedilerek" takıma katılması sağlandı.

Serhat yılmayarak geri döndüğü takımda bir anda yıldız seviyesine yükseldi. Öyle ki yıllar sonra kazanılan Türkiye Kupasında MVP ödülüne layık görüldü. Şampiyonlukta ve gelen Avrupa Kupasında da azımsanmayacak bir emeği vardı. Her şeyden öte, performansından bağımsız bir iç dinamikle oynuyordu. Daha öncesinde Fenerbahçe, Galatasaray gibi takımlarda oynamasına rağmen son derece özverili oynuyor ve "Beşiktaş'ın çocuğu" tezahüratlarına nail olanlardan çok daha iyi bir hırsla sahada kalıyordu. Kısacası Beşiktaşlı olmamasına rağmen son derece profesyonel bir çizgide yürütüyor kariyerini.

4 kupalı sezonda her kupanın üstünde teri bulunan file koleksiyoncusu Serhat, Ergin Ataman ile birlikte başlayan ayrılık dalgasına kapılmayıp takımda kalmayı tercih etti. Bu sezon değişen takım ve oyun yapısıyla o da form olarak düşse de yine çoğu maçta ayakta kalan ender isimlerden oluyordu. Bugün gelen haberler ise herkesi taraflı tarafsız çok şaşırttı.

Disiplinsiz davranışları nedeniyle Euroleague'deki Barca maçı öncesinde süresiz kadro dışı kaldığı duyurulan Serhat Çetin ile ilgili henüz detaylı bir açıklama ne kulüpten ne de kendisinden gelmedi. Ama takım için saydığım bir çok konuda özveri gösteren bir oyuncunun ne gibi bir disiplinsiz davranış içinde olduğu ise herkesin merak ettiği konu! Erman Kunter'in karar merci olması nedeniyle karara karşı çıkan ya da teknik heyeti suçlayan da çıkamıyor haliyle.

Daha öncesinde Nihat İziç'in de aynı sebeplerle genç milli takımlara almamam kararı aldığı Serhat Çetin ile ilgili net bilgileri sanırım ilerleyen günlerde alacağız. Temennim 4 kupalı sezonun sembollerinden olmuş bir oyuncunun takıma tekrar kazandırılması, tabi affedilemez bir hata değilse yaptığı. Gerçi  affedilememezlik ya da affedilebilirlik görece bir kavram ama sık kullanımından dolayı antipati sebebi oluştursa da "Beşiktaş duruşuna ters gelmeyecek" bir hata değilse diyelim kısaca. Abdullah Sözer'in şube sorumlusu olduğu takımın da duruşu mu olurmuş derseniz yerden göğe kadar haklısınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder