26 Ocak 2013 Cumartesi

Beklentiler, Yüzleşmeler ve Derbi

Derbinin favorisi olur mu olmaz mı sorusu sanat sanat için mi yoksa sanat toplum için mi sorusu kadar eskidir. Ve hep belli tartışma çevresinde döner ve herkes haklı ayrılarak sonlandırır tartışmayı. Yine derbi haftası yine "favori var" diyenlerle "yok arkadaş böyle maçların favorisi olmaz" diyenler tartışmaya devam ediyor.

Favori var diyenlerin favorisi Galatasaray; geniş kadro sıkıntısız bir ortam, taraftara gelen Sneijder dopingi sarı kırmızılıları bir adım öne taşıyor gibi gözüküyor. Diğer yanda da kolay kolay maç kaybetmemenin yanında kolay kolay da maç kazanamayan Beşiktaş. Belli bir şey var ki siyah beyazlılar büyük maç dediğimiz rakipleri dediğimiz takımlara karşı pek varlık gösteremiyor. İlk yarıdaki Fenerbahçe mağlubiyeti ile Galatasaray Trabzon ve Bursa beraberlikleri bunun en net göstergesi olsa gerek.

Beşiktaş cephesinden bakmak gerekirse takım ruhu denilen şey artık var. Fenerbahçe maçı hariç de bu ruh sahadaydı. Beraberlikler serisinde hep iyi şeylerin peşinde olan güzel insanlar olarak taşıdılar o formayı. En kötü oynayanına bile kimse art niyetli diyemez ya da çaba göstermiyor suçlamasında olmayı aklının köşesinden geçirmez. Bir kere şundan kurtulması lazım sahaya çıkacak 11 ile kenarda oturacak 7'linin. Bu maçın dünyanın sonu olmadığı ve daha 20.hafta gelmeden lider olmanın kimseye bir şey kazandırmadığını bizim de onların da bilmesi gerek. Liderliğin abartıldığı büyütüldüğü bir ortamda varsın puan farkı 5 olsun kaybolacak özgüvenin yanında hiç bir şey bu rakam. Ama liderlikten bağımsız bir kafayla izlediğimiz maç oynayacakları futbol hem stres katsayımızı azaltır hem de öz güven noktasında bizi olduğumuz yerde tutar.

10. olamaz diyenleri elinin tersiyle iten bir kadro bu. Ufak tefek eklemeler var ama gidenler de var. Sezon başındaki kadrodan Mustafa,İsmail,Uğur yok belki Almeida ve Fernandes de olmayacak ama buna takılmıyorum.

Tek isteği bu taraftarın sizden ruhsuz oynamayın, art niyetli olmayın. Maçın 90.dakikası 0-0 giderken bile ceza sahasına girdiğinizde ufak bir müdahale dahi olsa kendinizi yere atmak aklınızın ucundan geçmesin bu taraftara o utanç çok fazla gelir, zaten utanılacak onca şey varken. Şuna sevinmiştiniz buna sevinmiştiniz diyenler var haklılar bu takımda Burak Yılmaz'ın  Beşiktaş'tayken elle attığı gole sevinen insanlar da oldu ama çok daha fazla bir kalabalık "özür dile" dedi.

Ama tersten bakıyorum o gün gol goldür diyen adam ligin ilk yarısında Burak'ın kendini yere bırakmasına söverken bilmeden kendine de sövüyordu. Ben ya da benim gibi düşünenler hala aynı yerde, Konya'ya elle gol atamazsın rakibimiz olduğunda da kendini yere bırakamazsın.

Neyse gelelim meseleye çok dağıldı konu...Yarın ki maça bakışım skordan bağımsız olarak güzel maç olsun, Cem Dizdar'ın skora tahminleri gibi 7-5 ya da 5-7 gibi bir skor çıkarsa herkes mutlu olur aslında. Yeter ki emek hırsızlığı olmasın yeter ki o an sahadaki emekçi futbolcunun akan teri oradaki bir başka emekçi tarafından gasp edilmesin.

Son bir videoda Beşiktaşlı arkadaşlara bundan utanmadan Burak'ı konuşmak olmaz...
Sonra buna da rahatlıkla güleriz...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder