21 Ocak 2013 Pazartesi

Barcelona'nın Havuz Problemi: Kalecilik

Her dönem farklı yıldızların durağı olan Barcelona'da bir mevki var ki bir türlü yüzü gülmüyor. Forvette, orta sahada defansta her dönem değişilmez posterlik yıldızlar çıkartan Katalan ekibi kaleye hala çözüm bulabilmiş değil. Bu kez o beğenmediğimiz top her kendisine geldiğinde "ha yedi ha yiyecek" diye topun uzaklaşması için totem yaptığımız Valdes de "ben yokum" artık dedi. Barca'da yılların kronikleşmiş kaleci problemine kısaca şöyle bir göz atalım...

(Valdes, kaleyi Rüştü'den aldığı günler, saçlar uzunken daha iyiymiş)

Yıllardır hatalı goller yiyen ya da kalede güven vermeyen Valdes'in sözleşmesi bu sene doluyor. Ve yenilemek adına da bir girişim yok henüz. Öyle ki Tito'nun anlattıkları Barca'nın değil Valdes'in böyle bir sözleşme uzatmak istememesi söz konusuymuş. Tito amiyane tabirle "gidene dur diyemem giden gider zaten" diyerek niyetini de ortaya koyuyor. Ama Valdes'in Barca'da kaleciden önce bir Katalan olması tercih sebebiyken bundan sonra hangi takımın kalesinde güven vermeden bekler, sözleşme imzalar çok merak ediyorum. Hatta abartayım, arkadaşım olsa halı saha maçında belki alırım.

(Ruud Hesp)

Geçmişe şöyle bir baktığımızda aslında çok da parlak isimler olmamış Barca'nın kalesinde. Sıralı olmaksızın aklıma gelen isimler; Rüştü,Dutruel, Hesp,Enke,Arnau,Busquets ve Vitor Baia...

(Portekizli efsane Vitor Baia)

Vitor Baia'ya ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Benim en beğendiğim kalecilerin her zaman başında gelir Baia. Portekiz milli takımı ve Porto performansları zaten onun için yeterli göstergelerdir.Ondan sonra hala bir kalecide karar kılamamış olan Portekiz milli takımı onun ne kadar büyük bir boşluk bıraktığının da kanıtı zaten. Ricardo'dan hiç bir zaman bir Baia olmayacağını Ricardo ilk kaleye geçtiğinde fark etmiştim, en efsanevi performanslarında bile... İlk sezonunda tek maç kaçıran Portekizli kaleci van Gaal'in Hesp'i getirmesiyle ikinci kaleci konumuna düşmüş sakatlıklarında etkisiyle tekrar ülkesine dönmüştü.
(Dutruel, yüzü hiç gülmeyenlerden)

Diğer kaleciler ise, Enke'yi Fenerbahçe'deki tek maçlık performansından, Busquets'i Galatasaray-Barca maçı Dutruel'i de Beşiktaş'ın 3-0'lık Barca maçında yakından izleme şansımız oldu. Ama lig maçlarında ki performansları da nasıl bir kaleci şanssızlığı ile karşı karşıya kaldığını gösteriyordu Barcelona'nın. Hesp Hollandalı akımıyla takıma monte edilmiş 3 sezon oynamış ama her şeye rağmen tartışılan isimlerden olmuştu.
(Mahalle maçlarındaki kaleci-oyuncu mevkisinin yeşil sahadaki hali)

Rüştü ise kaleciliği unutup libero gibi gereksiz çıkışlar yapınca ülkeye geri dönmesi fazla uzun sürmemişti. Sabır edilmeli miydi, evet edilse belki bir şeyler olabilirdi ama ondan da bir Zubizaretta yaratmak epey güç olurdu. Hem milli takımda hem Beşiktaş'ta bir yandan güven bir yandan endişe ile izlerdim Rüştü'yü.

Bu tartışmalı isimlerin durduğu nokta ise bir efsane olan Zubizaretta'ya kadar dayanıyor. Efsane kaleci 8 sene kalesini koruduğu Barca'nın yanında 4 tane de dünya kupasına katıldı. Yaşım itibariyle son demlerini izlesem de o son demlerinde bile kalede güven vermesi sonraki Barca kalecilerinde bulunmayan özelliklerdi. 4 yıl Valencia'da oynadıktan sonra yerini de bir başka Valencia efsanesi Canizares'e bırakarak İspanya sınırları içindeki de Casillas'tan önceki son efsaneyi sunuyordu belki de bize. Evet belki çok İspanyol kaleci ara sıra parıldıyor ama hiç biri onlar gibi olamadı. Olacak gibi de gözükmüyor zaten.
(Gerçek efsane: Zubizaretta)

Son olarak başladığımız noktaya dönersek Valdes bir daha ki sezon yok, Pinto yaşlı ve bırakabilir ya da bırakmasa da kale ona teslim edilmez. Peki adaylar kim ya da kim olmalı diye düşününce, dedikodular Pepe Reina ve De Gea diyor. Arada sayıklanan isimler içerisinde Cuortois de var ama diğer iki isim daha ön planda gözüküyor. 30 yaşındaki Pepe mi 22 yaşındaki De Gea mı tahmin etmek epey güç. Ama ikisinin de bu sene epey problem yaşadığı herkesin malumu... Sorun bir müddet daha devam edecek çözüm de muhtemelen yine ileride bir gün La Masia'dan çıkacak.Ama bu iş baya zahmetli olacağa benziyor.

Sportif Direktörü Zubizaretta olan takımın çekeceği çile değil şu ama terzi kendi söküğünü dikemiyor meselesi hakim galiba konuya...

(Ekstra bilgileri için @mundial1940 abimize teşekkürler) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder