29 Aralık 2012 Cumartesi

Kahin ve Adamları...

Manisa'ya geldiğinde yer yerinden oynamıştı. Fenerbahçe'yi şampiyon yaptıktan sonra yaşanan kötü sonuçlar onu sarı lacivertli kulüpten ayırmasının üzerinde 2 yıl geçmişti Manisa'ya imza attığında. Ben ikinci bir Kocaelispor efsanesi doğurabilir hissi ile karşılamıştım kimi ise sponsorun da desteğiyle olabilecek bir başarıda  paranın şampiyonluktaki payından bahsediyordu.

Çok iyi giden sezonda yapılan basit hatalarla ligi dördüncü bitirdi ve Manisaspor ile yollarını ayırdı. Sonra  İran seferine çıktı. Orada da zirvenin pek uzağında durmadı. Persopolis ile şampiyonluk mücadelesi Pas ile de kıta şampiyonasında mücadele verdi. İki yıl aradan sonra yurda döndü ama beklendiği gibi bir takımın başına değil LİGTV'ye yorumcu olarak döndü. Eğlenceli sohbeti çekilir olsa da onu yeşil sahanın kıyısında görememek insanı üzüyordu.

Bir hikaye anlatılır geçmişten; çocuğun biri bir gün Mustafa Denizli'nin yoluna dikilir ve ondan imza ister "bir imza verir misiniz ama ben koyu bir Beşiktaşlıyım", Mustafa Denizli çocuğa o samimi gülüşüyle "benden de mi çok" der... Yani Galatasaray'ı Fenerbahçe'yi şampiyon yapan adamın gönlünde siyah beyaz vardı. Ve kötü giden sezonda Metalist'e 4-1 yenilen Beşiktaş o dönem Ertuğrul Sağlam ile yollarını ayırmış Mustafa Denizli ile sözleşme imzalamıştı. Hayali gerçekleşen Mustafa Denizli kimine uzun gelen kimine kısa vade gibi gözüken bir hedef koyuyordu: "26. haftayı bekleyin." İlk yarıyı 6. sırada bitiren Denizli ve ekibi ilk yarıda tartışmalı bir şekilde kadrosuna "yaşını başını almış" Yusuf Şimşek'i katıyordu. Herkesin eleştirdiği ve "Fenerbahçe artığı" futbolcu suçlamasıyla karşılaşan bu transfere Yusuf da "doğuştan Beşiktaşlıyım" savunmasıyla cevap veriyordu.

26. hafta gelmiş herkes Denizli'nin kehanetinin sonucunu bekliyordu ki Kahin ufak bir hesaplama hatası yapmıştı. 26.haftada Beşiktaş liderin 1 puan gerisindeydi, liderliği 31.haftada ele geçirdi ama onun kehaneti herkesin gözünde çoktan tutmuştu. Toparlanamaz diyen takımı toparlamış dediği hafta lige ortak etmişti. Bu başarı da en büyük destekçisi de Yusuf olmuştu. Lig sonunda ipi Denizlispor maçında göğüslerken sezon başı takımın diğer İbrahim'i ile kavga edip kadro dışı kalan sonra affedilip kaptanlığı elinden alınan İbrahim Üzülmez'e de büyük bir jest yapıyordu. Oyuna onu sonradan dahil ederken pazı bandı da koluna iliştiriyordu. Kaptana bir nevi iade-i itibar diyeceğimiz bu mesele şampiyonluk heyecanına kapılmışken birden adrenalinin yerine duygulu anlar yaşatıyordu izleyenlere...

"İkisi bir arada" diyen Denizli ve ekibi ligi ve kupayı alarak bir ilke de imza atıyordu...

Sonraki sezon bu havadan eser kalmamıştı adeta ama o ve adamları yine aynı özveriyle çalışıyorlardı bu kez rakipler biraz daha dişli çıkmıştı hepsi bu...Ya da biz öyle yorumluyorduk! Rahatsızlığı nedeniyle kendi deyimiyle "çocukluk aşkı" Beşiktaş'tan ayrı düşüyordu. Yolu tekrar İran'a düşmüştü. Persopolis ile yeniden anlaşan Kahin 1.5 yıllık sözleşmesinin ilk yılını doldurduğu günlerde yine Türkiye spor servislerine düşürüyordu adını... Rota bu kez Karadenizdi...İddiaydı, olmazdı, mümkün değildi derken Kahin Çaykur Rizespor ile sözleşme imzalıyordu.

Yanında da tanıdık isimler vardı, Yusuf Şimşek ve İbrahim Üzülmez...İkisi bir arada derken Mustafa Denizli o iki kupanın altında imzası olan isimlerden iki kişiyi kaderine ortak ederken herkeste hoş bir tebessüm bırakıyordu. Başarılı olabilir mi, sorunun içindeki özne Denizli iken hayır demek büyük risk olur. Başarılı olma ihtimali hep olamama ihtimalinden yüksek olan güzel adam yanına iki güzel adam daha alarak güzel günler için sabırsızlanıyor.

Yolları açık olsun, Kahin'in de, Deli Kaptan'ın da, kulübede adam geçebilecek yeteneklerini bize bir nebze tattırmış olan Yusuf'un da...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder