27 Aralık 2012 Perşembe

İhtiyaç Molası...

Otobüs yolu yarıladı ve ihtiyaç molası verildi. Bu ihtiyaç molasından kimi karnını doyurarak ihtiyaçlarını gidererek dönecek kimi ise otobüsten aşağıya inip sadece hava almak isteyip yüzüne çarpan soğukla kalarak yolculuğuna devam edecek. Kimi ise hiç bir şeyden habersiz uykusuna devam edecek...

Sezon başlarken öne sürülen iddialardan iz kalmadı ve yeni iddialarla yola devam ediyoruz. En basitinden kimse Antalyaspor'un potansiyel liderlik konumunda olacağını tahmin edemezdi sezon başında. Ki o Antalya geçtiğimiz sezon son maçta başka maçın sonucuyla kalabilmişti ligde. Mehmet Özdilek ile yönetimsel olarak istikrarı yakalayan ekip sonuçlarda da bir istikrar yakalayarak çıkışını devam ettirmek istiyor. Oynadıkları açık futbol herkesin takdirini kazanırken bu futbol onlara puan olarak geri dönüyor.

Ya da Beşiktaş ilk ona giremez diye fütursuzca yorumlar yapanlar da yanıldı sezon başında. FEDA diyerek sezona başlayan Beşiktaş yine "büyük" maçları kaybetmeye ya da kazanamamaya devam etse de (BJK-GS:3-3 FB-BJK:3-0 BJK-TS:1-1 BJK-BURSA:3-3) diğer maçlarda güzel bir grafik sergiledi ve ligin ortasında bu ligde söz sahibi olduğunu söyleyecek bir şeyleri olduğunu ele güne kanıtladılar. Sol bek transferi acil bir ihtiyaç ve forvet arayışı da devam ediyor, bu bölgeleri doldurabilirse Beşiktaş sözünü devam ettirecek sonuna kadar. Söylemek için belki erken ama şampiyonluk için de adaylıklarını devam ettirebilirler.

Favori olarak başlayan iki ekip Fenerbahçe ve Galatasaray da beklendiği gibi ilk yarıyı üst sıralarda tamamladılar ama onlar için daha da sevindirici olan ise Avrupa'da yollarına devam ediyorlar. Şubat'ı göremeyen Türkiye futboluna ilaç gibi gelen bu iki durum taraftarlarını sevindirse de özellikle Fenerbahçe 'de sular durulmuşa benzemiyor. Aykut Hoca'nın istifası ve vazgeçişi önümüzdeki günlerde farklı polemiklerin gündemi olacaklarının işareti gibi gözüküyor. Galatasaray'da ise tek adam diktası olanca iticiliğiyle bir kaç kez arzı endam etse de ikinci yarıya en rahat girecek takım olacakları gerçeğini değiştirmiyor. Kazandıkları sürece diktatör de huzurlu o yüzden şimdilik problem yok!

24 puanla sıralanan Eskişehirspor, Bursaspor, Trabzonspor ve Karabükspor da çalkantılı skorlarla göze çarptı. Özellikle Karabükspor Skibbe ile kötü başladığı sezona Mesut Bakkal'la geri dönüş yaptı ve buralara kadar yükseldi. İlk haftalarda düşme adayıydı bir çok kişinin ama şu an için bir şeyler yoluna girmiş gibi gözüküyor Karabükspor'da...Trabzonspor'un aklı yakın bir döneme kadar gidenlerdeydi. Her şey giden oyuncular üzerinden konuşulur yorumlanır olmuştu ki geç de olsa bunun bir işe yaramayacağını anlayabildiler. Çok tutarsız skorlar alsalar da lig başına göre çok iyi seviyedeler.

Eskişehirspor ve Bursaspor ise lig başında hedeflenen ve herkesin aşağı yukarı bekledikleri yerdeler. Eskişehir özellikle geri dönüşlerde çok başarılı bu sezon. Sezona Akhisar mağlubiyeti ile başlayıp Ersun Yanal'ı istifaya davet ederek başlayan camia son olarak Ersun Yanal'ın "Eskişehir şampiyonluğu hak ediyor" söylemiyle bitirdi ilk yarıyı. Bursaspor ise Batalla önderliğinde iyi işler yapıyor, Twente hezimetiyle başlayan sezonda işler rayına oturmuş gözüküyor. En önemli handikapları Pinto'nun gol atmayı unutması ama onu da orta saha ile telafi etmeye çalışıyorlar. İkinci yarı Pinto da dönerse işler daha da iyi olabilir.

"Proce" takımı olan Kasımpaşa ise beklenenin çok uzağında bir görüntü çiziyor. Metin Diyadin'i zirveye ortak olduğu hafta gönderen Kasımpaşa başarısı göreceli olan Şota'yı takım başına getirdi ve istikrarsız sonuçlar da başladı. Şu anda ligde dokuzuncular ama taraftar ne oynanan oyundan ne de arma değişikliğinden dolayı yönetimden memnunlar ve lig sonuna kadar yönetimi istifaya davet etmeye devam edecekler.

Sivasspor ve Gençlerbirliği ise daha üstleri hedeflemelerine rağmen alınan istikrarsız sonuçlarla oralardan uzak kaldılar. Özellikle Gençlerbirliği'nin sürpriz mağlubiyetler beraberlikler alması işlerini epey zorlaştırıyor. 

İBB ise Carvalhal ile başladığı sezona klasik olarak Beşiktaş'a çelme takarak başladı ama sonrasında işler istenen gibi gitmeyince Bülent Korkmaz'a teslim edildi takım. Son olarak kendi evinde Trabzonspor'u deplasmanda da Kasımpaşa'yı yenerek alt sıralardan az da olsa yukarı tırmandılar. 

Orduspor ise Galatasaray'ı yendikten sonra durdurulamaz bir şekilde dibe vurdu. Herkesin futbolunu oyuncusunu hocasını öve öve bitiremediği mor beyazlılar şu anda hem kötü futbol oynuyor hem de puan kazanmakta çok zorlanıyor. İkinci yarıda transferlerle düze çıkarlar mı bilinmez ama bu resim sezon sonu onlar için çok sıkıntılı olacak diyor. Gaziantepspor ise ekonomik sıkıntılarla gündeme geldi daha çok. Son dakikada gelen Beşiktaş galibiyeti, futbolcuların antrenman boykotundan sonra gelen Galatasaray beraberliği ise onlar adına unutulmaz anlardandı. Kayserispor ise Şota'nın bıraktığı hezimeti toparlamakla meşgul şu aralar. Lige kötü başlayan ekibi Prosinecki önderliğinde yeniden bir toparlama dönemine girdi. Bu sezon için orta sıra bir daha ki sezon ise o her zamanki yerlerinde olacaklardır diye tahmin ediyorum.

Son üç sıradaki takımlardan Elazığ, MİY ve Akhisar ise işi zor olan ekiplerden. Akhisar ve Elazığ benim sezon başında da düşmeye aday gösterdiğim takımlardandı ama MİY için böyle bir senaryo tahmin etmiyordum. Nurullah Hoca'nın gidişi ve yerine gelen ismin de Giray Bulak olması bu üçlü içindeki en zor durumda olan takım intibası uyandırdı bende. Akhisar'ı yenerek büyük bir avantaj sağlasalar da bu avantaj sadece Akhiasar'a karşı kazanılan bir avantaja benziyor.

Elazığspor ise Bülent Uygun'un gazabına uğradı sezon başında. İlk haftalarını İzmir'de geçiren ekip şimdi Yılmaz Vural'a teslim. Düşme konusunda benim ilk adaylarımdan ama Yılmaz Vural bu hiç bir şey belli olmaz. Akhisar ise beklentileri yüksek tutmayarak başladığı ligde Eskişehirspor galibiyeti ile flaş bir başlangıç yapsa da sonraki haftalar işler hiç de istedikleri gibi gitmedi ve ligin dibine demir attılar. İşi en zor olanlar içinde işi en zor olan takım olarak göze çarpıyor Akhisar.

Şimdi ihtiyaç molasını beklemeyle geçecek günler, bol transfer bombası , bol suni gündem ve dedikodu...Sevmesek de kirinden şikayet etsek de o kir elimize yüzümüze bulaşma pahasına iple çekiyoruz. Kupa maçlarıyla telafi etmeye çalışacağız artık elden geldiğince...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder