25 Aralık 2012 Salı

Futbol ve Sol

Futbol ve sol elden geldiğince kafa yorduğum mesele az çok bilen takip eden fark etmiştir zaten. Bir yerde "Düşünce eylemden ayrılmaz" diyen Doktor'un da eğitim tedrisatından geçmiştik onun da payı vardır muhakkak. Şaka maka düşündüğünü sahaya yansıtamayan oyunculara inat olsun diye biraz da ben düşündüklerimi sahada görmek istedim. Şöyle özetleyeyim 11 tane Ergic'ten ya da olmadı 6 ondan 5 Lucarelli'den bir takım hayaliyle yaşadım desem abartı olmaz herhalde. Tek bir tane Metin Kurt için neler vermezdim o ayrı...

Futbola siyaset karıştırmaya karşı kişilerin olduğunu biliyorum. O arkadaşlara İstiklal Marşı'nın taşıdığı siyasi anlamlara biraz kafa yormalarını tavsiye ediyorum. Ya da Diyarbakırspor'a "PKK dışarı" diyenlerin siyaseti futbola karıştırmama isteğini gülerek karşılıyorum. "Ya ezenden yana olacaksın ya ezilenden yana bunun az şekerlisi çok şekerlisi olmaz" diyor ya Rıfat Ilgaz siyasette öyle; ya apolitik olup köşene sineceksin ya da iki kişinin arasındaki muhabbetin bile bir siyasadan ibaret olduğunu kabul edip futbolun içinde aradığımız ideolojiye bulaşmayacaksın!

Ülke içinde desteklediğimiz takımlardan bağımsız dünyanın dört bir yanından ortak ideolojiye inandığımız insanlarla izleriz biz futbolu. Livorno ligden düştüğünde Livornolu ile aynı anda üzülürüz, şimdiki hali eskisini aratsa da Katalanlarla Franco'nun takımıyla dalga geçeriz Camp Nou'da...

Endüstriyel futbolun bu kadar ciğerlere işlediği anda ne solculuğu diyenleriniz olabilir haklısınız ama biz kapitalist düzende devrimi gerçekleştireceğimizin inancıyla yaşıyoruz. Ve bizim Ernestomuz gerçekçi olup imkansızı istememiz konusunda uyardı zamanında... O yüzden bu meseleyi pek sallamıyoruz, inadına reklamsız formaların hayalini, lisanssız ürünlerin müdavimi olmaya çalışıyoruz. Statların içindeki tefeci bezirgan restoranlara değil kapı önü köfte ekmeğin tadını tercih ediyoruz.

Tribün Dergi'de Türkiye Solunun Futbolla İmtihanı adında bir yazı yazıldı. Eli yüzü düzgün bir yazı okumanızı tavsiye ederim. Altına da bir kaç yorum yapılmış yorumlardan biri "biz sağcı gençlerde burjuvaziye emperyalizme ,endüstriyel futbola karşıyız" diyor. Ve ekliyor, "solcuların klasik traşlarından, kendilerini çok önemli hissetmelerinden ve hayatta yer edinebilme çabalarından..."

Tarih bilgisizliğine verip geçmek de var ama bir kaç şey de söyleyeyim, bugüne kadar sağın görevinin solun getirmeye çalıştıklarına karşı durmaktan başka bir işlev görmediğini "bizim çocuklar başardı" diyen ABD'lilerden tutun da onların abilerini komando kamplarında eğiten paşalarına kadar herkes biliyor "elhamdülillah"... Solcuların hayatta bir yer edinebilme çabalarına bir takım sağcıların onları hayatta bir yerlere yerleştirenlere biat ederek karşılık vermeleri de herkesin malumu zaten.

Madem burjuvaziye emperyalizme karşısın ne diye 6.Filo protestolarında Denizlerin yanında değil karşısında durdun derler...Madem burjuvaziye karşısın da be güzel kardeşim niye grev kırıcıları hep sağcılardan çıkıyor derler...

Solculuk sağcılık hikaye futbol şahane diyenlere de saygım var eyvallah, tabi bizim futbola karıştırdığımız siyasete saygı duyulduğu kadar diyerek tatlıya bağlayalım meseleyi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder