23 Kasım 2012 Cuma

Zirveye Kartal Pençesi


Hamza Hamzaoğlu’nun her maç öncesi ve sonrası vurguladığı mütevazılık vurgusu bir gerçeğe de işaret ediyor ligdeki konumları ile ilgili. 20 futbolcu gönderip 40 futbolcu alan yeni lige çıkmış takım yerine böyle bir önceki yılın takımına güvenen hakkını alın terini teslim edip ödüllendiren takımlara ayrı bir sempati duyuyor insan ama görülen o ki asıl mesele o takıma hakkını teslim ederken araya birkaç tanede kaliteyi arttıracak oyuncu serpiştirmekte! Akhisar belli ki kalite arttırma işinde biraz eksik kalmış ve durumları şimdilik her ne kadar sempati ve saygı uyandırsalar da “geldikleri gibi gidecekler” görüntüsündeler.
Beşiktaş da malum mütevazı olma iddiasıyla başladı sezona. Ama bir farkla Beşiktaş’ta mütevazılık yerine FEDA daha geçerli bir akçe söylem olarak. Geçmişe göre mütevazı ile gerçekten mütevazılık arasındaki farktı aslında sahadaki mücadele.  Aşırı lüksleri alınmış bir Beşiktaş ile lükslere sahip olabilmek için daha çok yolu olan Akhisar favorisi olan bir mücadele için sahadaydılar. Beşiktaş son zamanlarda mutlak favori olamamanın intikamını alırcasına da başladı zaten maça.
İlk on dakikada gelmese o iki gol durum ne olurdu ikinci yarının ilk on dakikalık bölümündeki başa baş oyunu düşününce ama sanırım bu maç saf mücadelenin bir şeyler kazanmak için yetmeyeceğinin de kanıtı oldu. Almeida’nın Hilbert’e yaptığı asistin mücadele ile ya da başka bir şeyle açıklamak pek mümkün değil çünkü!
Akhisar maçını belli ki Aybaba deneme tahtası olarak görmüş. Öyle olmasa Uğur Boral’dan vazgeçmeyebilirdi. Emre Özkan’ı Ofspor maçında izleyenlerin kanat bindirmelerini her Uğur Boral hatasında dillendirdiği herkesin malumu. Yine onun için bir şey söylemek zor. RakipOfspor’la kıyaslanmayacak bir takım olsa da lig standartları için referans olamayacak bir mücadeleydi.
İkinci yarıda görevler değişmiş gibiydi. Beşiktaş Beşiktaşlığını hatırlarcasına elleri kalbe götürmeden maç bitirmeme geleneğiyle oyunun hakimiyetini Akhisar’a verdi. Birkaç hata denemesinden sonra McGregor’ın bakışları arasında yenilen gol Akhisar’ın “o kadar kolay değil” uyarısı ve Beşiktaş’ın “şu ataklarda elini kalbine götürmeyen varsa bir de böyle denesin” tavsiyesi ile maç daha farklı bir profile büründü.
15 dakikada görülen 3 sarı kartın meyvesi de ikinci sarıdan kırmızı olarak Almeida’ya yansıyınca böyle rahat bir skordan ve geceden bile kayıpla ayrılmanın mümkün olabileceğini gösterdiBeşiktaş yeniden. Kalite farkı olmasa ya da Akhisar biraz daha kaliteden nasibini almış şutlar atabilse muhtemelen bu gece çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.  Çünkü ikinci yarı tamamen Akhisar’ın futbolu vardı, belki daha az yetenekliydiler belki daha zayıf vuruşları vardı ama o korku hem sahadaki takıma hem tribünlere hem ekran başına yansıdığını belli ediyordu. Son dakikalardaki kornere 3 kişi ile giden Beşiktaş’ın hali ile Samet Aybaba’nın yaslanmayın çırpınışları her şeyi özetliyordu aslında.
Uğur Boral’sız bir İnönü akşamı düşünülmez diyen Aybaba neyi düşündü anlayamadık ama yine bir şekilde isabetsiz orta-hatalı pas koreografisi görebildik Uğur Boral’dan! Savunmanın tel tel yine dökülebildiği bir gece olarak da yazılabilecek bir dizi pozisyon yaşadı Beşiktaş bunların yanında.
Sanırım McGregor için de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Konsantrasyon sorunu var gibi geliyor bana, Antalya maçında iyiydi derken bile 3 gol yedi. Bugün de iyiydi galiba derken hatalar yapmaya başladı ve tuhaf bir gol yedi. Cenk’in her hatasına rağmen McGregor’un önünde olması gerektiğini düşünüyorum. Ama Samet Aybaba’nın bir ezberi de sanırım McGregor! O yüzden bu tarz golleri , maçları çok izleyeceğiz McGregor’dan!  Bir notta maçtaki spikerlerin tuhaf isteğine; 60.dakikada hiçbir sakatlık vs. yokken kaleci değişikliğini ben pek hatırlamıyorum,Lig Tv spikerleri neye dayandırarak böyle bir fantezi içine girdiler de böyle bir değişiklik talep ettiler  anlayamadım.
Bir başka gözüken de takımdan Fernandes ve Oğuzhan çıkınca geçtiğimiz sezonlardaki o “bitse de gitsek” futboluna geri dönüyor takım. Her ne kadar bu maça damga vurmasalar da orta saha üstünlüğünün nedenlerindendi iki isim. Onlar çıktıktan sonraki şeffaf orta saha evlere şenlikti ve orta saha üstünlüğü Akhisar’a geçti zaten.
Golden sonra İsmail Köybaşı’nı unutmayan futbolcular gol sevinçlerine onun formasını da katarak takımdaki  “ruh” haliyle de bilgi verdiler dış dünyaya adeta.
Sonuç olarak maç fazlası ile liderlik güzel hafta başı başka bir kulübe devretme ihtimali yüksek olsa da…Sevinmek için sevmekten ziyade bu takımın böyle bir morale özgüvene ihtiyacı var, liderlik fetişi ondan biraz da genel algı olarak Beşiktaş tarafında!  Yine bol gol bol pozisyon izledik ve sanırım artık bu sezon için literatüre gollü geçen maçlar için “Beşiktaş maçı gibi” benzetmesini de yerleştirmiş oldu Beşiktaş bir şekilde, “Beşiktaş şanssızlığı” benzetmesindense  böyle bir benzetmeye kim hayır diyebilir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder