5 Kasım 2012 Pazartesi

Oğuzhan,Necip,Ersan ve Diğerleri...

Beşiktaş-Mersin İdman Yurdu maçı bize bir çok şey vaat eden ama aynı zamanda tüm vaat ettiklerini boşa çıkarabilecek bir maç olarak öne çıkıyordu. Bir yan da istikrarlı bir seri yakalamak isteyen Beşiktaş öte yanda 3 puan hasretini yeni dindiren ve bunlara devam etmek isteyen MİY!

MİY cephesi işlerinini zor olduğunu bilse de karşılarındaki hiç bir maça %55'in üzerinde kolay kolay favori gösterilemeyen Beşiktaş olunca "acaba" içerikli şeytan dürtmeleri aklın bir köşesine gecekondusunu kuruyordu. Maça başlarken önde kaptan olarak Necip'i görmek sevindiriciydi. Bunun öylesine verilen bir pazı bandı olmadığını da ısınmaya çıktığında takım içindeki halinden belli oluyordu. Taraftar ile oyuncular arasındaki bağlantıyı kuran takımı tribünlere getiren Necip bir lider gibiydi maç öncesi ısınma anlarında...

Maçın ilk dakikalarında gelen penaltı aslında sonrasında olacakların da habercisiydi. Topun başına Fernandes dururken Almeida'nın gelmesi "kaçar mı, kafasıyla atsa daha mı iyi olur?" dedirtse de temiz bir vuruşla takımını öne geçirmişti. Bu golden sonra maça Beşiktaş'ın orta sahası damgasını vurdu diyebilirim. Özellikle Fernandes'in resitalinde Oğuzhan'ın rol çalması ve zaman zaman baş role ortak olması hem gözlerin pasını siliyor hem de gelecek adına umutları daha da yeşertiyordu. Oğuzhan'ın ara pasları adam eksiltmeleri ve boş alana yaptığı koşular tam "profesyonellik ve kalite" kokuyordu.

Bunlara ek olarak Necip'in de beklenen oyununu oynamaya başlaması orta sahanını kilit noktalarından biriydi. Adam eksiltiyor koşuyu sadece geriye değil ileriye yapıyor ve ayağında topu saklayabiliyor tam da Necip'ten beklenen şeyler aslında. Bu noktada hakemlerin dikkatsizliği mi desem hatası mı desem bilemiyorum ama Necip'i resmen dövdürüyorlar rakip orta sahalara ve savunmalara...O ise tüm canıyla  kanıyla ayağa kalkıp adımlarını ileri atmaya çalışıyor her seferinde.

Defansta da Ersan sivrilen isimlerden. İlk olarak kiralık geldiğinde kendini sevdiren Ersan geçirdiği ağır sakatlığı atlatmışa benziyor. Egemen'in Fenerbahçe'ye transfer olduğu günlerde herkeste şok emareleri gözükürken Ersan çok rahattı. Şöyle demişti bir röportajda: Taraftarlarımız merak etmesin, sakatlanmadan önce ligin en iyi savunma oyuncularıdan biriydim, tekrar form tuttuğumda bu taraftar Egemen Abi'den daha iyi bir savunma oyuncusu izleyecek...Egemen'in hakkını yiyemez kimse çok candan ve iyi oynadı biz de ama Ersan son zamanlardaki grafiği ile gerçekten onu aratmıyor. Yani Ersan sezon başı kampında verdiği röportajda ne söz verdiyse onu tuttu.Savunmada ara toplarında o var savunma arkasına sarkan rakip forvetin dibinde o var...Tekmeye uzanan bir kafa varsa orada da o var!

Oğuzhan'ın ayak içi plasesi ile kaleye gönderdiği topun arkasından da Holosko'ya al da at dediği pas ile beraber maç 3-0 olurken ilk yarıda tamamlanıyordu. İkinci yarının başında maçın adamı Oğuzhan çift sarıdan kırmızıyı görünce tadımız da kaçtı aslında. Haftaya Bursa maçında yok diye yakınmalar duysam da Oğuzhan form tutmuş formayı kapmıştı ben ona yanıyorum. İlk haftadan beri bu adam niye 65. dakikadan sonra giriyor diye soran biri olarak onu biraz daha fazla izleme şansını kaybetmem de ayrı bir eksi kendi adıma.

Maçta hiç mi kötü yoktu? Vardı elbet, mesela Olcay diye bir kriz vardı sahada. Sol kanadı ender gelişen MİY ataklarında koridor yapan Olcay hücumda pas alıp veremiyor geride gölge pres yapıyor ve maç içinde varlığı ve yokluğu hissedilmiyordu. En kötüsü de ikili mücadelelerde zayıflığı ve yere düştüğü anki abartıları...Almeida yine karşı karşıya pozisyonlarda kaçırmaya devam ediyor. Uğur yine geri koşmakta zorlanıyor. 3-0'lık skor sadece bunların üzerini örttüğü için değinilmiyor ama bu eksikler çok göz önünde duruyor.

Fernandes "münferit" bir vakıa olduğu için onu bir kenara koyuyorum, şu an takım Oğuzhan,Necip,Ersan ve diğerleri olarak sahada yer alıyor...Hani Ezginin Günlüğünde Hüsnü Arkan usul usul soruyor ya Eksik Bir Şey mi Var diye...Eksik bir şey mi var/Bak çayım sigaram, her şeyim tamam... Yine de eksikler var yine de aksayan yerler var. Ama umut etmek için de bir çok neden var o yüzden bir süre daha umut Beşiktaşlıların gönlünün ekmeği olarak yerini korusun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder