6 Kasım 2012 Salı

6 Kasım 2010'dan Bu Yana...

Bu bir spor yazısı değildir en başından belirteyim ve benden başka kimseyi de bağlamıyor muhakkak. Bir aşk hikayesinin sene-i devriyesi olduğu için yazmasam olmazdı.

Bu tarz şeyleri sık yapan ve devamlı görünür kılan biri olmadığım için zorlanacak olsam da elden geldiğince anlatayım...

Bundan tam iki yıl önce  hayatımda yaptığım doğrulardan en çok övüneceğim doğrulardan biri için EVET demiştim belediye başkanının verdiği yetkiye dayanan seyrek bıyıklı orta yaşlı bir adamın sorduğu soruya...

Gonca ile hayat ortaklığını bir belediyeye tasdikletmekten öte anlamı yoktu belki o imzanın ve Evet'in ama yine de geçiyor işte hayatın "enleri" arasına...

Hayatıma ortak olduğu günden beri Ömer Üründül'ün "futbol enteresan" dediği konular kadar güzel şeyler yaşadım. Zorluklar da yaşadık mutlulukların yanında lafı edilmeyecek cinstendi belki de...Belki de daha fazlaydı ama kimin umurunda...Sonuçta "hayat enteresan"...

Birlikte maç izlemek de güzeldi ,marş söylemek de güzeldi , Mayıslarda, eylem alanlarında sloganlar atmak da...Birlikteyken kötü olan şey de yoktu aslında...Reklamların bile değerlendirilebilen anlar olduğu zamanlar...

Çok da uzatmadan şöyle özetleyeyim tüm durumu... Lucescu'lu Beşiktaş'ın şampiyon olduğu sene yüzümde olan tebessüm ömrüme yansıdı daha ne olsun...

Hiç dert olmadı ki bin dermana değişip değişmemeyi tartışayım o yüzden "her yolun sonunda ölüm olsa da sevenleri kimse ayıramaz ki" tarzı bize daha uygun düştü hep bu sevdada...

Desem ki yeryüzüne beş peygamber geldi
Beşincisi sensin
Desem ki iki kişi kaldık dünyada
İkincisi sensin
Desem ki birisi var yeri göğü var eden
O da sen olurdun
Sana tapmak için
Kilden bir heykel yapardım güzelliğince


(Ümit Yaşar Oğuzcan/Acılar Denizi/Biz Kardeş Değiliz)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder