6 Ekim 2012 Cumartesi

İhtiyacı Olan Mı, Hak Eden mi Kazanacak?

    Derbiler haftasına bir de İstanbul Derbisi eklenmiş durumda ve artık futbol severler kumanda ile alıştırma yapmaya başladılar bile... Bir Adana Derbisi, bir  İstanbul diye zap yapmaları pek de ihtimal dışı gözükmüyor. En azından ben fırsatını bulabilirsem bu şekilde izleyeceğime eminim.

    İstanbul derbisinde Fenerbahçe kendi evinde Beşiktaş'ı ağırlayacak. Fenerbahçe-Beşiktaş derbileri son yıllarda tek düze hale gelse de geçmişi itibariyle (en azından 7-8 yıl öncesine kadar) sonucu merakla beklenen  heyecanı ve gerilimi yüksek maçlar olurdu. Şimdi ise özellikle Kadıköy'de Fenerbahçe'nin ağırlığı fazlasıyla hissedilmiş gözüküyor.

     Derbiler için genel kanı şudur; ihtiyacı olan kazanır! Peki ya her ikisi de bu maça çok ihtiyaç duyuyorsa? Bu maç işte öyle bir maç, 2 maç üst üste kaybeden Beşiktaş ile saha dışında zor günler geçiren Fenerbahçe'nin hangisinin daha az ihtiyacı olduğu iddia edilebilir ki? Yine de küçük nüanslar yok değil.

     Beşiktaş 2 galibiyet 2 mağlubiyet ve 2 beraberlikle istikrarsız bir görüntü çiziyor. Kadro olarak Fenerbehçe'nin altında gözükse de Beişktaş'ın Galatasaray maçında oynadığı futbol tek güvencesi belki de... Beşiktaş forvet olarak sıkıntı çekiyor ve orta sahasında ki Fernandes'in etrafında şekillendirdiği gençleriyle ileri gitmeye çalışıyor. Defansta ise benim aklımda soru işaretleri mevcut. Esqude hala tam oturmuş gözükmüyor. Kariyerini tartışmıyorum asla ama Sivok dururken tercih eder miyim? Hayır. Öte yandan Sivok ile bile bence aksıyor savunma. Sağda Hilbert standart olarak iyi ama Uğur ileri çıkıyor geri gelemiyor. Sol kanat her şekilde aksıyor, ileride hücumu destekleyemiyor geride geleni savunamıyor o yüzden Fenerbahçe bu kanata yüklenirse çok ekmek yiyeceğe benziyor. Beşiktaş adına belirleyici isim ise beklendiği gibi Fernandes'in olacağını düşünmüyorum. Eminim ki Fenerbahçe de iyi bir önlem alacaktır ona ama Olcay'ın performansı skora etki edebilir. Sağ kanatta da yine Holosko oynayacak muhtemelen. Derbi performansı iyi olsa da genelde pek parlak işler çıkartmıyor. O yüzden o bir muamma olarak başlı başına sorun.

     Fenerbahçe'de ise işler hafta içinde ki Monchengladbach maçı düşünüldüğünde tıkırında denilebilir ama onlar da rahat değiller. Defansta iyi bir ikiliyi oluşturamadılar. Egemen ve Yobo ikilisinin uygun olacağını düşünüyorum ama Bekir ısrarını ben de ısrarla anlayamıyorum. Orta sahada Alex probleminin acı da olsa hallettiler. Küskün Baroni hafta içindeki kupa maçında harika oyunuyla aslında "küskün" olmadığını da göstermiş oldu. Baroni takımı öne taşıma konusunda diğer orta alan oyuncularının aksine daha yetenekli bu yüzden en etkili isimlerden bir iyine o olacak. Krasic ise patlama yapabilir orta alanda oynayacağı kanada göre. Eğer ki Uğur'un karşısında oynarsa çok rahat bir gece geçirebilir. Hilbert ile eşleşirse çok çetin bir mücadele izleyeceğimiz kesin. Forvette ise tam anlamıyla işleyen bir makine gibi takım. Özellikle Kuyt hücumda ne isterseniz onu yapabilen bir oyuncu. Gizli silah ise bana göre derbilerde iyi oynayan Gökhan olacak. Eğer toparlanabilirse sağ kanadı Beşiktaş'ın solunu otobana çevirebilir.

   Bu veriler o ilk düdük çaldığında ne anlam ifade eder orasını bilemem ama tahminim o ki yıllar sonra zevkli çekişmeli bir Fenerbahçe-Beşiktaş maçını yeniden izleyeceğiz. İki klişe ile bitirelim: Derbinin favorisi olmaz(!), ihtiyacı olan kazanır(!).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder