25 Eylül 2012 Salı

STSL 5.Haftanın Görünümü

      Haftanın açılış maçında Karabükspor evinde Antalyaspor'u ağırladı. Antalyaspor bu sezon da aldığı skor ve oynadığı futbolla en istikrarsız takımlardan biri olacağını gösterdi. Halbuki Şifo faktörüyle sempati duyduğum bir rayına otursun dediğim takımların başında geliyorlar. Karabükspor ise dışarıda bu sezon da yokuz ama içeride sonuna kadar savaşırız mesajını veriyor aynı şekilde. Maçta sert Antalya savunması damgasını vurdu diyebilirim. Bu sertlik kırmızı kartla sonuçlanıp 10 kişi de kaldılar. Gol ise Karabükspor'un sezon içindeki mücadelesini ve geleceğini gösterir cinstendi, son dakikada bir karambol anında... İşte Karabükspor'un ligdeki durumu bu sezon böyle olacak sanırım! Bir not düşmek gerekirse Karabük'ten Cernat Antalyaspor'dan ise Emrah ismi not düşülebilir. Özellikle Emrah bir kaç yıl içinde kendini biraz daha geliştirirse şampiyonluk oynayacak bir takıma yolu düşebilir. Sonuç olarak 1-0 ile ilk galibiyetini aldı Karabükspor!


     Açık söylemek gerekirse haftanın en çekişmeli geçmesini beklediğim ve haklı çıktığım maçı Kayserispor-Eskişehirspor maçıydı. Maçın ilk yarısı neredeyse Kayserispor'un hegemonyası ile geçildi. Özellikle Mouche'nin harika oyunu Kayserispor'u güçlü kılan özelliklerdendi. Bobo'nun 2 golüyle öne geçen Kayserispor ilk yarının son dakikalarında Necati'ye engel olamadı ve ilk yarı 2-1 bitti. Burada Bobo'ya parantez açmak gerek; güçlü olmasa da hala tam isteneni veremese de attığı bu iki gol onun için çok önemli. Umarım onun için çıkış haftası olur. İkinci yarıda ise maç daha fazla ortada oynandı. Sanırım bu sene Kayseri'nin en zayıf yönü defansı özellikle merkez defansları...Şöyle açıklayayım Tello kafa ile güzel bir gol attı (karambolden değil). 2-2'den sonra maçta defans özelliği kalktı gibi bir ortam oluştu. Karşılıklı kaleciye karşı karşıya pozisyonlar çizgiden çıkarılan toplar ne ararsanız vardı. Ve son noktayı Kayserispor koydu, Mouche'den güzel bir kafayla gelen galibiyet golü de ilk 3 puanı getirdi Kayserispor'a...


       İstanbul'daki maçta İBB Ordu ile karşılaştı. Maçın henüz 20. dakikasında ağır bir kararla 10 kişi kalan İBB bunu hiç hissettirmedi desek yanılmış olmayız sanırım. Hakem sarı verilebilecek bir pozisyona direk kırmızı verirken yine Barral'a yapılan penaltılık bir müdahaleyi de bir şey yok diyerek geçiştirdi. Hakemin damgasını vurduğu ilk yarıdan sonra hakem aradan çekilince futbol izlemeye başladık. Öncelikle İBB'nin gol makinesi Webo yine gol atarken cevap gecikmeden Stancu'dan geldi. Bu maçta da iki takımın kazanamıyoruz madem  kaybetmeyelim garanticiliği ön plandaydı ama işe yaradı! 1-1


     Lige namağlup devam eden Beşiktaş deplasmanda Gaziantepspor ile karşılaştı. Olcay'ın erken golüyle önce geçen Beşiktaş ilk yarıyı önde kapatsa da ikinci yarının başında Sosa'nın golüyle yıkıldı. Maça damgasını vuran isimlerden olan Manuel Fernandes harika bir asist ile Kara Kartalı yine öne geçirse de bu kez de Cenk'in penaltı golüyle yakalandı Beşiktaş. Son dakikada ise Orhan'ın harika şutuyla Gaziantep 3 puanı alan taraf oluyordu. Beşiktaş'ın kaybetmesinden çok Gaziantepspor'un ısrarı ve kazanması ön plana çıkarılması gereken bir maç oldu.


    MİY-Gençlerbirliği geneli vasat geçen bir maçta, maçın hakkı olarak yenişemediler. Gençlerbirliği bu sezon çok şey beklediğim ama reklamlarının aksine "ritmini bulamayan" takımlardan... Öne geçseler de Nobre Fenerbahçe ve Beşiktaş'ta "atamadığı" eşi benzeri bulunmaz röveşatalarından birini atarak eşitliği sağladı. Maçın skoru da 1-1 olarak belirlendi.


    Ligin vasat altı takımlarından Elazığspor evinde Busaspor ile 1-1 berabere kalırken bu skorun oluşmasında Bursaspor'un beceriksizlikleri yardımcı oldu. İlk olarak ligin kayıp golcüsü Gökhan Emre Ciksin ile 1-0 öne geçti Elazığspor. Sonrasında Bursaspor yeni transferi Tuncay Şanlı'nın şık pası ile başlayan atakta kazandığı penaltıyı Pinto'nun gole çevirmesi sonucu eşitliği yakaladı. Sonrasında ahlar vahlar arasında kaçan pozisyonlar sonuç vermeyince maç 1-1 tamamlandı.


     Ligin flaş takımı Kasımpaşaspor deplasmanda Sivasspor ile karşılaştı. Geçmiş haftalara nazaran Sivasspor'un ağırlığını koyduğu maçta Kasımpaşa forvetlerinin şanssızlığına yenildi diyebilirim. İlk yarıda öyle bir pozisyon vardı ki Özer ceza sahası içindeyken Navratil'den 1,5 penaltılık pozisyon çıkardı ama hakem devam dedi. İlk yarının son dakikalarında da Aatıf'ın golüyle Sivasspor öne geçti. Maç bu skorla biterken geceye asıl damgasını vuran Kasımpaşa "A.Ş"nin Metin Diyadin'in görevine son vermesiydi şirket kararları gereği...Kaybeden Kasımpaşa olacaktır, Metin Hoca da maalesef yine bir şanssızlıkla sezonu tamamlayamadı.


    Galatasaray evinde ligin "mütevazı" takımı Akhisar'ı 3 golle geçerken geceye Burak'ın Sercan'a Hamit'in de Burak'a boş kale asistleri damga vurdu. Bu maçın analizini ya da başka bir şeyini yapmaya gerek yok, çünkü iki takım arası uçurum epey vardı. Galatasaray hazırlık maçı havasında geçen maçta 3-0 ile galip geldi. Hamza Hoca ise buna dikkat çekerek Galatasaray'a kaybetmenin onlar için sorun olmadığını zaten rakiplerinin Galatasaray olmadığın söyleyerek maçı ve geceyi özetledi.


   Haftanın Pazartesi günü oynanan son maçında Şükrü Saraçoğlu'nda Trabzonspor'u ağırladı Fenerbahçe. Açık söylemek gerekirse 9 maçtan en sıkıcı geçeni bu maçtı. Sanırım iki takımda da Pazartesi Sendromu vardı, yoksa bu kadar vasat bir eşleşme olmamıştı bu iki takım arasında uzun süredir. Maçın son anlarına doğru Olcan ile mutlak pozisyonlara girse de Trabzonspor yine Olcan'ın bireysel hatalarından dolayı gollerden oldu. Trabzonspor'da Bamba ise isabetli bir transfer olduğunu kanıtlarken Baroni'nin isteksiz futbolu saç baş yoldurttu. Futbol olarak kısır olan gecede gol de çıkmayınca birer puanla golsüz beraberlikle razı olmak zorunda kaldı iki ekip!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder