26 Eylül 2012 Çarşamba

Derbi Kasımpaşa'nın...



    Türkiye Kupası maçları için iş fikstürüm uyunca yine semt takımı sayılan İstanbulspor'un Süper Lig ekibi Kasımpaşa ile yaptığı maçı izlemeye fırsat buldum. Hafta içi olmasına rağmen stat hafta sonu olan Gölcükspor maçına oranla çok daha fazla doluydu. Bunun sebebi Kasımpaşa mı yoksa maçın önemi tam kestiremedim tribünlerde...

   İki takım arasında kadro olarak derin uçurumlar vardı. Kasımpaşa as kadro ile sahadayken İstanbulspor Gölcük maçındaki oyuncularından bazılarını kulübeye çekmişti. İlyas, Tayfun, Doğukan, Ali Işık gibi isimler sanırım lig düşünülerek yedek bırakıldı. Çünkü araştırdım herhangi bir sakatlık ya da cezaya rastlayamadım . Zaten Tayfun ikinci yarıda oyuna dahil oldu. Kasımpaşa ilk yarıda hücumda organize olmakta çok güçlük çekti. Eğer etiketlerini isimlerini kaldırsanız aynı ligde mücadele eden iki takım zannedebilirdiniz bu mücadelenin sahiplerini.

   İstanbulspor yetenekleri el verdiğince mücadele etmeye çalışıyor ara ara çıkışlarla da tehlikeli olmak istiyordu. Bir ara cesaretini toplayıp rakip kaleye gitmeye başlayınca İstanbulspor kornerler kazanmaya başladı. Yine bir kornerde Kasımpaşalı savunmacıların ceza sahası dışına attıkları topu kanatlara yayarak Mehmet Can'ın ortasında arka direkte topa kafa vuran Hamit İstanbulspor'u öne geçiriyordu ve tribünlerde büyük bir sevince sebep oluyordu. İlk yarı bu skorla tamamlandı.

   İkinci yarıda oyuna  Aytaç dahil olarak İstanbul'un durgun forvet hattını hareketlendirmeye çalıştı. Aytaç geçen hafta en çalışkan isimlerdendi. Girdiği bir pozisyonda topu yan kale direğine çarpmasa belki de ondan maçı koparan adam diye bahsedecektik ama olmadı.

    Öte yandan günün durgun ismi Uche anlaşılan o ki ikinci yarıya damga vurmak istiyordu. Orta sahada kanatlara kadar inip top alma çabasına girişen forvet yine böyle bir pozisyonda topu Halil'e kazandırdı ve Halil de şık bir vuruşla gol attı. Tam bundan iki dakika sonra Sancak yine Halil'e harika bir pas attı ve Halil kendisinin ve takımını ikinci golünü kaydetti. Bu golden sonra gerek İstanbullu futbolcular gerekse tribünde biz golün ofsayt olduğundan yakınsak da eve gelince televizyondan gördüm ki ofsayt değil nizami bir gol ve harika bir ara pası...

    70'lere doğru temposu giderek düşen İstanbulspor bir de 10 kişi kalınca artık sadece amaçsız koşular ve mücadele kaldı ortaya. Tayfun girse de amaçsız top ezişleri ve bencil tavırlarıyla çok can sıktı. Maça damgasını vuran isim ise bence Kasımpaşa da Halil'den öte ikinci yarıda oyuna giren Adem Büyük oldu. 2 topu direkten dönen Adem'in isteği ve hırsı parmak ısırttı.


   Maçın son anlarında kopan iki takıma skor tahtasına hangi skoru yazalım dediler ve onlar da Kerem'in şık ortasını harika bir rövaşata ile ağlara gönderen Uche ile cevap verdiler. Uche'nin bu golü uzun süre İstanbulspor tribünlerinden alkış aldı. Maç 3-1 Kasımpaşa galibiyeti ile sona ererken izleyenler gayet memnun ayrıldı mağlubiyete rağmen. Çünkü ortada üzülecek bir şey yoktu futbolcular ellerinden geleni yaptı ve ancak bu kadarı geldi. Son olarak İstanbulsporlu futbolculara mücadeleleri için teşekkür maiyetinde bir alkışlı uğurlama yapıldı ve stat boşaltıldı.

   En güzel anlardan biri ise su molasında avucuna doldurduğu bütün bardak suları karşı köşedeki top toplayıcı arkadaşlarına ve yan hakeme koşa koşa getiren küçük top toplayıcının çabasıydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder